Kocaeli’de yaşanan ve toplumu derinden sarsan bir olay, otizmli bireylerin korunma ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı. 32 yaşındaki Ertuğrul Şenol, bisikletiyle dolaşırken bir fırının odunluğuna baktığı gerekçesiyle darbedildi. Vücudunda darp izleriyle hastaneye kaldırılan Şenol’un yüzde 85 otizmli ve epilepsi hastası olduğu açıklandı.
Olay sonrası sessiz kalmayan Kocaeli Otizmli Çocuklar Derneği (KOÇDER), bugün Kocaeli Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak yaşanan vahşeti kınadı ve adalet çağrısında bulundu.
KOÇDER: “Bu sadece bir çocuğa değil, insanlık onuruna saldırıdır”
KOÇDER’in yaptığı açıklamada, olayın münferit değil, sistemsel sorunların yansıması olduğu vurgulandı:
“Kocaeli İzmit'te otizmli bir çocuğun odunla dövülerek sokağa atıldığı bilgisi bizleri derinden yaraladı. Bu sadece bir bireye yönelmiş şiddet değildir. İnsanlık onuruna, çocuk haklarına ve özel gereksinimli bireylerin yaşam hakkına yapılmış bir saldırıdır.”
Dernek, özel gereksinimli bireylerin toplumda en fazla korunması gereken kesim olduğunu hatırlatarak, bu tür olayların sıklıkla yaşandığını ancak çoğunun kameralara yansımadığını belirtti.
Kamera zorunluluğu talebi: “Sınıflarda ne yaşandığını bilmiyoruz”
KOÇDER, açıklamasında somut bir talepte de bulundu: “Özel eğitim sınıflarına kamera zorunluluğu getirilsin.”
Bu talebin gerekçesi ise şöyle açıklandı:
“Çocuklarımız kendilerine yapılanı anlatamıyor. Gördüklerimiz sadece kameraya yansıyanlar. Kamera olmayan sınıflarda, kurumlarda neler yaşandığını bilmiyoruz. Onları koruyacak olan bireyler değil, güçlü ve şeffaf bir sistemdir.”
“Bazı dosyalar delil yetersizliğinden kapanıyor”
KOÇDER açıklamasında, benzer olaylarda sorumluların yargılanmadığına ya da cezaların caydırıcı olmadığına da dikkat çekti:
“Şiddetin failleri ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Delil yetersizliği bahanesiyle kapanan dosyalar var. Bu durum sadece görünen kısmı, görünmeyen kısım ise çok daha karanlık.”
“Adaletin yanında, şiddetin karşısındayız”
Dernek, Uğur, İsmail ve Ertuğrul gibi isimlerin yaşadığı mağduriyetlerin toplumun ortak meselesi olduğuna vurgu yaparak şu sözlerle açıklamasını tamamladı:
“Bu vahşi saldırıyı en sert şekilde kınıyoruz. Sorumlular yargı önünde hesap vermelidir. Tüm özel bireyler için caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Çocuklarımızın insan haklarına uygun yaşam hakkı için mücadelemiz sürecek. Şiddetin karşısında, adaletin yanında dimdik duracağız.”





