Yoğun geçen bir günün ardından hissedilen yorgunluk, uyku ve dinlenmeyle genellikle azalıyor. Ancak yeterli uykuya rağmen devam eden, giderek artan ve günlük yaşamı etkileyen yorgunlukların dikkate alınması gerekiyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Özenç Turşak, uzun süre devam eden yorgunluğun basit bir halsizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek demir ve B12 eksikliğinden tiroit hastalıklarına, diyabetten uyku apnesine kadar birçok farklı durumun sürekli yorgunluğa neden olabileceğini ifade etti.

Demir eksikliği sandığınızdan daha önemli olabilir

Özellikle kadınlarda sürekli halsizlik ve enerji kaybının önemli nedenlerinden birinin demir eksikliği olduğunu belirten Turşak, demirin vücutta oksijen taşınmasında önemli rol oynadığını söyledi.

Demir seviyesinin düşmesiyle halsizlik, enerji kaybı, konsantrasyon güçlüğü ve saç dökülmesi görülebiliyor. Üstelik bu belirtiler kansızlık ortaya çıkmadan önce de yaşanabiliyor.

Özellikle yoğun adet kanaması yaşayan kadınların demir eksikliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Turşak, yalnızca eksikliğin giderilmesinin değil, eksikliğe neden olan durumun da araştırılması gerektiğine dikkat çekti.

B12 ve D vitamini eksikliği de enerji düşüklüğü yapabilir

B12 vitamini eksikliği de uzun süren halsizlik ve enerji kaybının nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle hayvansal ürünleri az tüketen veya vitamin emilimini etkileyen sorunları bulunan kişilerin değerlendirilmesi gerekiyor.

B12 eksikliğine baş ağrısı, unutkanlık ve odaklanma güçlüğü eşlik edebilirken, folat eksikliği de kansızlık ve yorgunluğa yol açabiliyor.

D vitamini düşüklüğü ise bazı kişilerde halsizlik ve kas güçsüzlüğüyle ilişkilendirilebiliyor.

Sanayinin Gözü Bu Verilerde: İhracat Miktarı Ne Durumda?
Sanayinin Gözü Bu Verilerde: İhracat Miktarı Ne Durumda?
İçeriği Görüntüle

Yorgunluğa üşüme ve kilo alma eşlik ediyorsa dikkat

Tiroit hormonlarının yetersiz çalışması da kişinin kendisini sürekli yorgun hissetmesine neden olabiliyor.

Yorgunluğun yanında üşüme, kilo alma, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, uyku hali veya kalp atışlarında yavaşlama gibi belirtiler bulunuyorsa tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi önem taşıyor.

Sabah dinlenemeden uyanıyorsanız nedeni uyku apnesi olabilir

Gece yeterince uyuduğu halde sabahları dinlenememiş şekilde uyanan kişilerde uyku apnesi de değerlendirilmesi gereken nedenler arasında bulunuyor.

Yüksek sesle horlama, uykuda nefesin kesilmesi, sabah baş ağrısı ve gün içerisinde uyuklama uyku apnesinin dikkat edilmesi gereken belirtileri arasında yer alıyor.

Gece boyunca yaşanan kısa süreli nefes durmaları uyku kalitesini bozarak gün içinde belirgin bir enerji kaybına yol açabiliyor.

Sürekli yorgunluk kan şekeriyle bağlantılı olabilir

Diyabet de uzun süren yorgunluğun nedenlerinden biri olabilir. Halsizliğe sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo değişiklikleri veya görme bulanıklığı eşlik ediyorsa kan şekeri seviyelerinin kontrol edilmesi gerekiyor.

Kontrol altında olmayan yüksek kan şekeri, kişide sürekli bitkinlik hissine neden olabiliyor.

Beslenme ve su tüketimi de önemli

Dengesiz beslenme ve yeterli sıvı almamak da yorgunluk hissini artırabiliyor.

Uzmanlar, aşırı işlenmiş ve yüksek şeker içeren gıdalar yerine sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar ve kaliteli protein kaynaklarının yer aldığı dengeli bir beslenme düzenini öneriyor.

Yetersiz su tüketimi de halsizlik ve enerji düşüklüğünü artırabiliyor.

Her yorgunluğun nedeni fiziksel bir hastalık değil

Sürekli yorgunluk her zaman fiziksel bir hastalıktan kaynaklanmıyor. Stres ve depresyon gibi ruhsal durumlar da kişinin enerji düzeyini ciddi şekilde etkileyebiliyor.

Daha önce keyif veren aktivitelere karşı ilgi kaybı, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma, dikkat sorunları ve uzun süreli çökkünlük hissi yorgunluğa eşlik ediyorsa psikolojik durumun da değerlendirilmesi gerekiyor.

Eklem ağrıları varsa romatizmal hastalıklar araştırılmalı

Bazı romatizmal hastalıklar da yoğun yorgunlukla kendini gösterebiliyor.

Özellikle sabahları eklemlerde tutukluk, ağrı, şişlik veya hareket kısıtlılığı bulunan kişilerin romatolojik hastalıklar açısından değerlendirilmesi öneriliyor.

Böbrek hastalıkları uzun süre fark edilmeyebilir

Kronik böbrek hastalıklarının erken dönemlerinde belirti görülmeyebiliyor. Hastalık ilerledikçe halsizlik ve yorgunluk ortaya çıkabiliyor.

Özellikle hipertansiyon, diyabet veya kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin böbrek fonksiyonlarını düzenli şekilde kontrol ettirmesi önem taşıyor.

Her yorgunluk kanser anlamına gelmiyor

Yorgunluk denildiğinde akla gelen ciddi hastalıklardan biri de kanser. Ancak tek başına yorgunluk kanser anlamına gelmiyor.

Bununla birlikte uzun süre devam eden ve nedeni açıklanamayan yorgunluğa istemsiz kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, vücutta ele gelen kitle, dışkılama veya idrar alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren öksürük ya da olağandışı kanamalar eşlik ediyorsa doktora başvurulması gerekiyor.

Haftalarca süren yorgunluk ihmal edilmemeli

Yeterli uyku, dengeli beslenme ve dinlenmeye rağmen geçmeyen yorgunlukların altında yatan nedenin araştırılması önem taşıyor.

Haftalar boyunca devam eden, giderek artan veya günlük yaşamı etkileyen yorgunluklarda hekim değerlendirmesi gerekebiliyor. Doktorun gerekli görmesi halinde kan testleriyle demir, B12, folat ve D vitamini düzeylerinin yanı sıra tiroit, kan şekeri ve böbrek fonksiyonları da incelenebiliyor.

Uzmanlara göre burada amaç yalnızca yorgunluk hissini gidermek değil, bu şikâyete neden olan asıl sorunu ortaya çıkarmak.

Kaynak: Haber Merkezi