MEB'in devreye alacağı yapay zekâ yazılımı, bir öğrencinin geçmiş okul verileri ile güncel verilerini sürekli olarak kıyaslayacak. Sistem, öğrencilerdeki ani başarı düşüşleri, üst üste yapılan açıklanamayan devamsızlıklar veya disiplin eğilimleri gibi olağan dışı değişimleri yapay zekâ modelleriyle tarayarak risk analiz raporları oluşturacak.
Buradaki temel amaç, öğrencinin psikolojik veya sosyal bir sorun yaşamaya başladığı anı henüz kriz büyümeden, çok erken bir aşamada yakalayabilmek.
İlk Bildirim Okul Rehberlik Servislerine Gidecek
Yaygın inanışın aksine yapay zekâ, öğrencilere doğrudan bir yaptırım uygulamayacak veya not vermeyecek. Sistem tamamen bir "asistan" görevi üstlenecek:
Rehberlik Alarmı: Yapay zekâ tarafından sistemde "sıra dışı veya riskli durum" olarak işaretlenen öğrenciler, öncelikli olarak okulun rehberlik ve psikolojik danışmanlık servislerine raporlanacak.
Öğretmen Devreye Girecek: Rehber öğretmenler, yapay zekânın sunduğu analiz raporları doğrultusunda ilgili öğrencilerle birebir özel görüşmeler gerçekleştirecek. Görüşmeler neticesinde devamsızlığın ya da başarısızlığın altındaki temel kök nedenler (ailevi sorunlar, akran zorbalığı, sınav kaygısı vb.) araştırılacak.
Amaç Ceza Değil, Koruyucu Önlemler Almak
Bakanlık, yeni yapay zekâ takip sisteminin felsefi altyapısına dair çok net bir çizgi çizdi. Projenin kesinlikle öğrencileri fişlemek, puanlamak veya cezalandırmak amacıyla geliştirilmediği; tamamen koruyucu ve önleyici eğitim tedbirleri almak amacıyla tasarlandığı vurgulandı.
Eğer okul rehberlik servisinin yaptığı incelemelerde, öğrencinin karşı karşıya kaldığı risk düzeyi okul sınırlarını aşıyorsa (aile içi şiddet, ihmal vb. ciddi durumlar), süreç hızlandırılarak Sosyal Hizmetler ve ilgili devlet kurumları resmi olarak sürece dahil edilecek. Böylece dijital takip, bir çocuğun hayatını kurtaracak toplumsal bir koruma kalkanına dönüştürülecek.



