NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer’in iklim değişikliği, endüstriyel atık sirkülasyonu ve küresel ısınma ekseninde hazırladığı resmi çevre envanteri dökümanlarına göre; denizlerimizdeki son durum şu şekilde tescillendi:
Son yıllarda dünyada deniz suyu sıcaklıklarında ortalama 1,1 ile 1,5 santigrat derece arasında bir artış kaydedilirken, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde bu oran son 50 yılda 2,5 ila 3 dereceye kadar tırmandı. Karadeniz 1,3, Ege ve Akdeniz 1,5-2 derece ısınırken, en dramatik ve korkutucu bulgu uzun dönem ortalamasını tam 2,5 santigrat derece aşan Marmara Denizi ve onun en hassas uzantısı olan İzmit Körfezi oldu.
Kocaeli Yüzeyi 26 Dereceyi Aştı: Bilimsel saha araştırmalarına göre, özellikle Kocaeli sanayi ve kentsel yerleşim hatlarının odağındaki İzmit Körfezi'nde deniz yüzey sıcaklıkları konfor sınırlarını saniyeler içinde aşarak tehlikeli boyutlara ulaştı.
Bu Sadece İklim Değişikliği Değil: Kocaeli Sanayisine Atık Uyarısı
Oluşan bu vahim tablonun sadece küresel iklim dinamikleriyle açıklanamayacağını açıkça belirten Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, özellikle İzmit Körfezi gibi kapalı deniz havzalarında insan ve sanayi kaynaklı lojistik kirlenmenin altını çizdi. Kocaeli ve çevresindeki yoğun sanayi tesislerinin, evsel atıkların oluşturduğu deşarj bütçesinin denizin alt yapısını çürüttüğünü söyleyen Tecer, bu durumun geçmiş yıllarda Kocaeli'yi ablukaya alan müsilaj (deniz salyası) patlamalarını doğrudan tetiklediğini hatırlattı.
"Zihniyet Değişimi ve İleri Biyolojik Arıtma"
Çevre muhabirlerinin bilim kurullarından edindiği perde arkası bilgilere göre; İzmit Körfezi'ni ve Marmara'yı bu ekolojik çöküşten kurtarmak adına saniyeler içinde hayata geçirilmesi gereken kurumsal ve bireysel lojistik eylem planları şu şekilde sıralandı:
Kocaeli genelindeki tüm sanayi kuruluşları ve yerel yönetimlerin atık su deşarjlarını kesinlikle derin deniz deşarjı yerine, ileri biyolojik arıtma tesislerinden geçirdikten sonra gerçekleştirmesi gerekiyor.
Denizlerin akciğeri sayılan ve İzmit Körfezi'nde de kritik öneme sahip olan deniz çayırlığı bölgeleri derhal mutlak koruma alanı ilan edilmeli, yasal ve mevzuatsal tedbirler bütçesi genişletilmeli.
Vatandaşların bireysel olarak emisyonlarını azaltacak, karbon ayak izini düşürecek yeşil yaşam biçimlerine (yenilenebilir enerji, toplu taşıma, avlanma yasaklarına riayet) saniyeler içinde adapte olması elzemdir.



