Sendikacılığın hekimler için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Kurban, "Biz çaresizlikten kurulduk. Hekimlerin dertlerini anlatacağı, hakkını savunacağı bir mecra kalmadığı için bu taşın altına elimizi koyduk" dedi.

"STK’lar Suiistimale Açık, Biz Siyaset Üstü Bir Yol Seçtik"
Sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların tarihsel ile hukuki süreçlerine değinen Dr. Adil Kurban, sendikaların derneklerden farklı olarak uluslararası ILO sözleşmeleriyle korunan eylem haklarına sahip olduğunu belirtti. Türkiye'deki birçok yapının aksine Hekimsen’in tamamen bağımsız kurulduğunu ifade eden Kurban, "Biz siyaset üstü bir anlayışla yola çıktık. Hükümetin doğrusunu alkışlar, yanlışını açıkça söyleriz. Muhalefet yapmak için değil, hekimin ve halkın sağlığını korumak için varız" değerlendirmesinde bulundu.

"Mühendislik Kafasıyla Tıp Yönetilemez"
Sağlık sistemindeki saha uygulamalarındaki aksaklıklara değinen Kurban, Verem Savaşı (Tüberküloz) tedavisindeki ilaç teslim ve takip sistemini örnek gösterdi. Tıbbi gerçeklerle uyuşmayan bürökratik kararların bulaşıcı hastalık riskini artırdığını kaydeden Hekimsen Genel Başkanı, "Masa başında hazırlanan ve mühendislik mantığıyla çalışan bir proje tıpta her zaman çalışmaz. Hasta takibi yapılırken bulaş riski göz ardı ediliyor. Tıp bozuluyor, bu uygulamalarla halk sağlığı risk altına giriyor. İşi bilen hekimlerin bu düzenlemeleri yapması şart" diye konuştu.
"Adaletsiz Ücret Politikaları Hekim Göçünü Hızlandırdı"
"Sağlık bir ekip işidir" söylemi altında hekimlerin sorumlulukları ile özlük hakları arasındaki dengenin bozulduğunu vurgulayan Dr. Kurban, yaşanan adalet boşluğuna tepki gösterdi. Acilde çalışan bir doktor ile kamu işçisi statüsündeki personeller arasındaki maaş makasına dikkat çeken Kurban, binlerce doktorun yurt dışına gitmesinin temelinde bu değersizleştirme ve adaletsizlik duygusunun yattığını belirtti.
"Kolay Kurulmadık, Tehditlere ve Sabotajlara Karşı Ayaktayız"
Sendikanın kuruluş günlerinde 7-8 hekimin farklı şehirlerden gelerek İzmit'te buluştuğunu ve valiliğe başvurduğunu hatırlatan Kurban, büyüme süreciyle birlikte dışarıdan ve içeriden çeşitli saldırılara maruz kaldıklarını ifade etti. Bazı odakların ve yarı gizli yapıların sendikaya sızmaya çalıştığını, şubelerde üye sayılarını düşürerek sabote ettiklerini ve hatta ölüm tehditleri aldıklarını açıklayan Kurban, hukuki mücadelelerden zaferle çıktıklarını vurguladı.
"İzmit'ten Türkiye'ye: Hekimlik Meslek Yasası ve Devlete Altın Madeni"
İzmit merkezli kurulan Hekimsen’in Meclis Sağlık Komisyonu'nda temsil edilen ve Hekimlik Meslek Yasası taslağını hazırlayan tek yapı olduğunu belirten Kurban, projelerini şu sözlerle özetledi:
Hekimlik Meslek Yasası ve GETAT: Tasarı içinde yer alan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) düzenlemeleriyle yerli ilaç üretiminin önünün açılacağını ve ülkeye ciddi bir ekonomik katma değer sağlanacağını belirtti.

HADEM Yapay Zeka Projesi: Hekimlere hem TUS hazırlığında hem de uzman bulunmayan bölgelerde acil tıbbi karar desteği sunan, verileri kendi sunucularında saklayan yerli yapay zeka uygulamasının geliştirildiğini müjdeledi.

Sosyal ve Bilimsel Destekler: Hekimlerin fahiş kongre ücretleri altında ezilmesini önlemek amacıyla kongre merkezi projesi ile indirimli araç ve konut edindirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
"12 Eylül'de Genel Kuruldayız: Darbeciler mi, Millet mi?"
Yargı süreçlerinin tamamlanmasının ardından Hekimsen'in 2. Olağan Genel Kurulu'nu yapacağını belirten Dr. Adil Kurban, "12 Eylül'de Kartepe Dedeman Otel'de genel kurulumuzu gerçekleştireceğiz. Yaklaşık 100 delegemiz oy kullanacak. Tekrar aday olacağım çünkü bu emeklerin ve projelerin içini boşaltmak isteyenlere fırsat veremeyiz. Bakalım darbeciler mi kazanacak yoksa millet mi göreceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.





