Vahşi doğadaki nesli koruma altında olan salep bitkisi, artık ilgili bakanlıkların özel izinleri ve teşvikleriyle tarlalarda güvenle yetiştiriliyor. İki bin yirmi üç yılında devlet koordinesinde hayata geçirilen proje kapsamında, Kocaeli sınırları içerisinde kırk yedi girişimci çiftçi kolları sıvayarak yirmi beş dekarlık alanı bu değerli yumrularla donattı. Uzun süren bakım sürecinin ardından, toprağın altındaki bu servetin hasadına başlandı.
Yağmurların rötar yaptırdığı hasatta yüz güldüren verim
Kocaeli'de devletin sıkı denetimi altında faturalı salep üretimi gerçekleştiren ziraat mühendisi Ferdi Doğdu, arazideki söküm heyecanını ve karşılaştıkları durumu anlattı. Marmara'nın bol yağışlı bahar günleri yüzünden hasat takviminde ufak bir gecikme yaşadıklarını belirten Doğdu, güneşin yüzünü göstermesiyle tarlalara akın ettiklerini söyledi. Topraktan çıkardıkları ürünün miktar olarak beklentilerinin çok üzerine çıktığını ve emeklerinin karşılığını fazlasıyla aldıklarını ifade eden uzman, büyük bir memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Yaklaşık bir dönümlük bir parselde söküm yaptıklarını aktaran üretici, işlemin hiçbir makine kullanılmadan tamamen ince el işçiliğiyle yürütüldüğünü, bu alanda uzman personel bulmakta zorlandıkları için sürecin yaklaşık bir ay süreceğini öngördüklerini belirtti.
Suya aşık bitkinin göllenme tehlikesine karşı alınan tedbirler
Bölgede son dönemlerdeki dengesiz yağış rejiminin ardından bu sezon toprağın suya doymasının salebin gelişimine olağanüstü bir katkı sunduğunu anlatan Doğdu, bitkinin agronomik özelliklerine dikkat çekti. Salebin suyu son derece seven bir yapısı olduğunu ancak arazide suyun birikip göllenmesinin yumruları hızla çürüttüğünü belirten mühendis, bu hayati riski bertaraf etmek için tarlada toprağı yükselterek özel ekim yastıkları dizayn ettiklerini anlattı. Bu yöntemle bitkiyi su baskınlarından koruduklarını söyleyen Doğdu, Kocaeli'de bu yüksek getirili işi yaygınlaştırmak için uğraştıklarını ancak işin gerektirdiği ağır fiziksel mesainin ve uzun bekleme süresinin birçok meraklıyı caydırdığını da sözlerine ekledi.
Dondurma sanayisinin altın tozu ve geleceğin tohumları
Dekar başına şu an için iki yüz elli kilogramlık bir taze üretim yakaladıklarını belirten Doğdu, uygulayacakları modern tekniklerle bu oranı dört yüz kilogram sınırına çekmeyi amaçladıklarını açıkladı. Hasat ettikleri ürünlerin önemli bir kısmını hemen paraya çevirmek yerine, önümüzdeki sezon daha geniş alanlara ekim yapmak üzere tohumluk olarak değerlendireceklerini ifade etti. Tarladan sökülen taze salebin yıkanması, kaynatılması ve güneş altında taş gibi bir çekirdeğe dönüşene dek kurutulması süreci oldukça uzun bir emek istiyor. Gıda sanayisinde, bilhassa o meşhur dondurmaların üretiminde esnekliği sağlayan tek doğal unsur olması, kurutulmuş salebin piyasadaki kilogram değerini 13 bin lira gibi astronomik seviyelere taşıyarak, kaçakçılığa yönelmeden devlet destekli yasal üretimin ne derece büyük bir fırsat olduğunu gözler önüne seriyor.