Eğitim

Kocaeli Üniversitesi, Akıllı Doğum Ünitesi ile Anne ve Bebek Sağlığında İnovasyon Yaratıyor

Kocaeli Üniversitesi Hastanesi, yaklaşık 20 yıllık klinik deneyime dayalı olarak geliştirilen “Akıllı Doğum Ünitesi” ile doğum süreçlerinde anne ve bebek sağlığına yenilikçi bir yaklaşım getiriyor.

Abone Ol

Anne Sürecin Aktif Parçası Oluyor

Kocaeli Üniversitesi Hastanesi ebe ve doktorları Ebe Aysun Beğen, Doç. Dr. Sena Aksoy, Doç. Dr. Hayal Uzelli Şimşek, Doç. Dr. Talip Çelik ve Dr. Öğr. Üyesi Suzi Özdemir tarafından geliştirilen ünite, annenin doğum sürecinde pasif bir rol yerine aktif katılımını sağlıyor.

Geleneksel doğum ortamlarının kısıtlılıklarını ortadan kaldıran sistem, annenin serbestçe hareket etmesine, ayaklarını yere basarak destek almasına ve yerçekiminden faydalanabileceği dikey pozisyonlarda kalmasına imkân tanıyor.

Klinik Gözlemlerden Patentli İnovasyona

Uzun yıllar doğumhanede görev yapan Beğen, kadınların doğum sırasında doğal olarak pozisyon değiştirme ihtiyacı duyduğunu, ancak mevcut ekipmanların bu ihtiyaca yeterince yanıt veremediğini gözlemledi. Bu saha deneyimleri, “Sistem kadına uyum sağlamalı” anlayışıyla geliştirilen tasarımın temelini oluşturdu ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.

Hızlı Müdahale, Güvenli Tasarım

Akıllı Doğum Ünitesi, anne konforunu ön planda tutarken sağlık personelinin ergonomik çalışmasını da destekliyor. Modüler yapısı sayesinde normal doğum pozisyonundan acil müdahale gerektiren pozisyona saniyeler içinde geçiş yapılabiliyor. Parçaların tak-çıkar gerektirmemesi, acil durumlarda zaman kaybını önlerken, mekanik aksamın gizlenmiş tasarımı anne adayına güvenli ve destekleyici bir ortam sunuyor.

Yerli Üretim, Ulusal ve Uluslararası Vizyon

Ön Ar-Ge çalışmaları tamamlanan ve üç boyutlu prototipi üretilen Akıllı Doğum Ünitesi, pilot uygulama sürecine hazırlanıyor. Kocaeli Üniversitesi’nde başlayan bu inovasyon, Türkiye genelinde sağlık kuruluşlarında yaygınlaştırılarak kadın sağlığına ulusal ölçekte katkı sağlamayı, ardından uluslararası platformlara taşınmayı hedefliyor.

Yetkililer, sistemin yalnızca bir ekipman değil; anne-bebek sağlığını merkeze alan, sahadan gelen geri bildirimlerle sürekli geliştirilen dinamik bir “doğum yaklaşımı” olduğunu vurguluyor.