Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (2026-YKS) yönelik geri sayımda artık son saatlere girilirken, dijital platformlarda artış gösteren kirli bilgi trafiği uzmanları harekete geçirdi. Özellikle Instagram, TikTok ve X (Twitter) gibi mecralarda sıklıkla karşımıza çıkan "Bu soru sınavda kesin çıkacak", "Bunu izlemeden sınava girme" şeklindeki popülist paylaşımların öğrencilere faydadan çok zarar getirdiğini ifade eden Eğitim Uzmanı Banu Yapıcı, hem adaylara hem de ebeveynlere yönelik hayati uyarılarda bulundu.
Sanal dünyadaki kirli bilgi bombardımanının gençlerin odaklanma becerisini ve özgüvenini zedelediğini vurgulayan Yapıcı, "Çıkacağı iddia edilen o sorunun cevabı belki de öğrencinin bilgi dağarcığında zaten mevcut. Ancak o soruyu dikkat çekici kırmızı ünlemler, panik yaratan korku emojileri ve abartılı başlıklarla gördüklerinde, öğrenciler bildiklerini de unutarak bir anda kaygı denizinin ortasına düşüveriyorlar. Bu süreçte kendinizi gereksiz stres oluşturabilecek dijital içeriklerden tamamen soyutlayın" dedi.
"Cumartesi Günü Net Hesabı Yapmak Enerjinizi Tüketir"
YKS’nin çok aşamalı bir maraton olduğunu ve ilk günkü performansın ertesi güne yansıtılmaması gerektiğini belirten Banu Yapıcı, Cumartesi günü tamamlanacak olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) sonrasına dair stratejik bir uyarıda bulundu:
"YKS iki farklı dinamikten oluşuyor ve Pazar günü yapılacak olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) oturumu, sınav sonuçlarında ve yerleştirme puanlarında çok daha belirleyicidir. TYT biter bitmez arkadaş gruplarında soruları tartışmak, sosyal medyada cevap anahtarı aramak ya da tahmini net hesabı yapmaya çalışmak öğrencinin zihinsel enerjisini tamamen tüketir. Oysa TYT Cumartesi öğleden sonra artık geride kalmıştır. Öğrencilerin yapması gereken tek şey, dikkatlerini ve motivasyonlarını tamamen ertesi günkü AYT’ye odaklamaktır."
Sınav öncesi gece yaşanabilecek olası uykusuzluk problemlerine de değinen Eğitim Uzmanı Yapıcı, "Sınavdan önceki gece mükemmel ya da kesintisiz uyuyamamak düşündükleri kadar büyük bir krize yol açmaz. Buradaki asıl tehlike, uyuyamadığını fark edip 'Eyvah, yarın sınavım kötü geçecek' diye paniğe kapılmaktır. Adaylarımız sakin kalmalı, sınav sabahı merkezlere erkenden ulaşmalı ve son dakika ders notlarına bakmak yerine zihinlerini tamamen boşaltıp rahatlatmaya odaklanmalıdır" şeklinde konuştu.
Ailelerin Sınav Sonrası Tutumu Kritik Rol Oynuyor
Sınav başarısının sadece akademik değil, psikolojik bir süreç olduğunu hatırlatan Banu Yapıcı, ailelerin bu kritik zaman diliminde takınması gereken tavrı şu sözlerle özetledi: "Öğrencilerin şu an en çok ihtiyaç duyduğu temel duygu sarsılmaz bir güven hissidir. Anne ve babalar, sınav öncesinde ve özellikle oturum aralarında sonuç odaklı cümleler kurmaktan kaçınmalıdır. Çocuklarının aylardır döktüğü emeklere vurgu yapmalı, onları asla akranlarıyla ya da başka öğrencilerle kıyaslamamalı ve Cumartesi akşamı evde acımasız bir net hesabı yapma yarışına girilmemelidir."





