Küresel piyasalardaki oynaklık ve altın fiyatlarındaki sert düşüş, nakit yerine kredi kartıyla yatırım yapmaya çalışan tüketicilere ağır bir fatura çıkardı. Özellikle taksit seçeneğiyle alınan işçilikli ürünlerde, fiyat düşüşüne eklenen komisyon bedelleri yatırımcıları ciddi bir finansal darboğaza sürükledi.
TAKSİTLİ ALIMDA VADE FARKI TUZAĞI
Nakit sıkıntısı çeken ve kredi kartıyla altın almak isteyen tüketiciler, yüksek banka komisyonlarıyla karşılaşıyor. Kuyumculuk sektöründe yaygın olarak sunulan üç aylık taksit imkanları, peşin fiyata kıyasla ortalama yüzde 8 ile 10 arasında değişen vade farklarının yansıtılmasına neden oluyor.
Yatırımcı, altın daha değer kazanmadan bu ek maliyet yüzünden baştan zarar hanesine geçiş yapıyor. Düşüş yaşandığında ise bu tablo içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
84 BİN LİRALIK BİLEZİĞİN 30 GÜNLÜK ERİMESİ
Geçtiğimiz ay altının zirve yaptığı dönemde 10 gramlık işçilikli bir bileziği taksitle satın alan tüketici, vade farkı dahil toplam 84 bin liralık ödeme yükümlülüğü altına girdi. Ancak ons ve gram altın cephesindeki sert geri çekilme, aynı bileziğin vitrin fiyatını bugün 66 bin liraya kadar düşürdü.
Acil nakit ihtiyacıyla bu ürünü bozdurmak isteyen vatandaşlar, işçilik maliyeti ve alış-satış makası engeline takılarak kuyumcudan en fazla 60 bin lira teklif alabiliyor. Sadece otuz gün önce alınan üründen edilen 24 bin liralık zarar, yatırımcıyı sarsıyor.
ASGARİ ÖDEME SARMALINA DİKKAT
Kartla yapılan taksitli altın alımındaki riskler yalnızca anlık fiyat düşüşüyle bitmiyor. Yüksek meblağlı borcun taksitlerini ödemekte zorlanan ve ekstresinde yalnızca asgari tutarı karşılayabilen tüketiciler, yüzde 4-5 bandındaki yüksek kredi kartı faizleriyle yüzleşiyor.
Bu durum, altın fiyatları aylar sonra toparlansa bile yatırımcının ödediği faizler nedeniyle çok uzun bir süre zarardan kurtulamamasına yol açıyor.
KAPALIÇARŞI ESNAFINDAN YATIRIM TAVSİYESİ
Piyasalarda yaşanan bu daralmayı değerlendiren Kapalıçarşı esnafı Ramazan Keskintaş, borçlanarak yapılan yatırımların taşıdığı riskleri açık bir dille ortaya koydu. Fiyatların yükseliş eğiliminde olduğu dönemde vatandaşların kredi kartlarına yüklendiğini belirten Keskintaş, taksit ve vade farkıyla altın almanın yatırım değil kumar niteliği taşıdığını vurguladı.
İşçilikli ürünlerin satış anında değer kaybettiğinin altını çizen uzman isim, altın yatırımının mutlak surette uzun vadeli ve elde bulunan nakit birikimle yapılması gerektiğini ifade etti.