Haziran ayında 77 yaşında hayata veda eden usta sanatçı Kadir İnanır'ın geride bıraktığı miras, aylar geçmesine rağmen tartışmaların odağında kalmayı sürdürüyor. Yüzlerce sinema filmine imza atan efsane ismin vasiyeti etrafında şekillenen süreç, aile üyelerinin karşılıklı açıklamalarıyla giderek karmaşık bir hal alıyor. Hukuki sürecin ertelenmesi gerilimi tırmandırırken, sanatçının hayat arkadaşı Jülide Kural'ın değerlendirmeleri miras krizine farklı bir pencere açtı.

MİRAS DAVASINDA HUKUKİ SÜREÇ UZADI

Usta oyuncunun vasiyetnamesinin okunacağı davanın 17 Aralık tarihine bırakılması taraflar arasındaki ipleri iyice gerdi. Sanatçının yeğeni Levent İnanır, ortaya çıkan bu gecikme üzerine yasal yollara başvurabileceklerini belirterek miras krizindeki tutumunu sertleştirdi. Aile içindeki farklı sesler ise sadece hukuki adımlarla sınırlı kalmadı. Usta ismin bir diğer yeğeni Gül Bakar, dayısının aldığı kararlara sonuna kadar saygı duyduğunu belirterek yaşanan anlaşmazlıkta sürece farklı bir yaklaşım sergiledi.

YEĞEN İNANIR'DAN ÇARPICI İDDİALAR

Sürecin en sert çıkışlarından biri Levent İnanır'dan geldi. Dayısının mirasına ve son dönemdeki yaşantısına yönelik ciddi iddialar ortaya atan İnanır, tepkisini "Bu vasiyete inanmıyorum. Bize bir kravat bile bırakmamış. Dayımın irade sorunu vardı. Son dönemlerinde kendisine iyi bakılmadı" sözleriyle dile getirdi.

Eşten habersiz konut kredisi çekmek kusur sayılıyor mu? Yargıtay kararını verdi
Eşten habersiz konut kredisi çekmek kusur sayılıyor mu? Yargıtay kararını verdi
İçeriği Görüntüle

JÜLİDE KURAL'DAN VİCDAN VE SAYGI VURGUSU

Aile içinde büyüyen ve kamuoyuna yansıyan bu açıklamaların ardından gözler Jülide Kural'a çevrildi. Suskunluğunu bozan Kural, usta oyuncunun iradesine ve yaşamı boyunca ortaya koyduğu emeğe sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Yazılı bir metin yayımlayan Kural, düşüncelerini şu ifadelerle kamuoyuna aktardı:

“Kadir İnanır'ın toprağa verilmesinin üzerinden henüz 4 ay bile geçmemişken, onun adına, emeğine, iradesine ve onuruna saygı göstermek yalnızca bir vefa meselesi değildir. Bu insani, ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Yaşamı boyunca savunduğu değerlere ve geride bıraktığı büyük emeğe gösterilecek saygının, her türlü tartışmanın üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum.”

Kaynak: Haber Merkezi