İlaçsız, gübresiz ve yüksek verimle üretilen bu kadim buğday, hem çiftçinin maliyetini düşürüyor hem de çölyak hastalarına umut ışığı oluyor.

İzmit Yassıbağ Mahallesi, tarım dünyasında ses getirecek tarihi bir hasada ev sahipliği yaptı. Mahalle muhtarı Ufuk Ataman, uzun süredir üzerinde çalıştığı ve halk arasında "Peygamber Tohumu" olarak bilinen 7 bin yıllık ata tohumunun hasadını bugün başarıyla tamamladı. Geleneksel tarım yöntemlerine meydan okuyan buğday; yüksek verimi, boyu ve sağlığa olan faydalarıyla dikkat çekiyor.

"İlaç Yok, Gübre Yok; Çiftçi Her Kalemde Karda"
Hasat sonrası heyecanını ve üretim sürecindeki gözlemlerini paylaşan Muhtar Ufuk Ataman, modern buğday tohumlarına kıyasla bu kadim tohumun çiftçiye sağladığı muazzam avantajları şu sözlerle anlattı:

"Piyasadaki diğer ürünleri ekerken dönüme 20-25 kg tohum atmak gerekirken, bu tohumda dönüm başına sadece 5-7 kg atmamız yeterli oluyor. En önemlisi de üretimde kesinlikle ilaç kullanmıyoruz, çünkü gerek kalmıyor. Bitkinin kardeşleme oranı o kadar yüksek ki, büyürken altındaki yabancı otları boğuyor ve barındırmıyor."
Boyu 2 Metreyi Buluyor, Tek Başakta 150 Tane Var

Peygamber tohumunun hem saman hem de tane veriminde ezber bozduğunu belirten Ataman, "Buğdayın boyu 2 metreye yaklaşıyor. Bu da hayvancılıkla uğraşan çiftçimiz için saman verimi açısından ciddi bir fark yaratıyor. Toprağa düşen her bir buğday tanesi 15-20 kardeşleme yapıyor. Tek bir başakta ise yaklaşık 150 tane buğday çıkıyor. Özetle; ilaç yok, gübre yok, tohuma her yıl para vermek yok. Samandan, taneden ve tonajdan yana ciddi bir karlılık ve bereket var. Çiftçimiz için daha ne olsun!" dedi.
Çölyak Hastalarına Müjde: "İnsana Zarar Vermiyor"
Genetiğiyle oynanmış modern buğdayların aksine, 7 bin yıllık bu tohumun insan sağlığına da şifa olduğunu vurgulayan Ataman, bu buğdaydan elde edilen ekmeğin glüten hassasiyeti olan çölyak hastaları tarafından rahatlıkla tüketilebildiğini ve vücuda zarar vermediğini ifade etti.
Bir Müjde Daha: "Yıllar Önce Kaçırılan Emmer Buğdayını Gizlice Geri Getirdim"
Ata tohumlarını koruma konusundaki kararlılığını sürdüren Muhtar Ufuk Ataman, tarım dünyasını heyecanlandıracak gizli bir girişimi de ilk kez açıkladı. Yıllar önce Anadolu topraklarından yurt dışına kaçırılan iki özel buğday türünü yeniden ülkeye kazandırdığını belirten Ataman, şu ifadeleri kullandı:
"Yıllar önce Anadolu'dan kaçırılan ve şu an topraklarımızda bulunmayan iki çeşit buğdayı, uzun uğraşlar sonucu gizlice buldum ve ait olduğu yere, Anadolu'ya geri getirdim. Bunlardan biri de tarihi Emmer buğdayı. Nasipse yakında onları da çoğaltacağız ve yeniden Anadolu topraklarına tamamen geri döndüreceğiz."
İzmit’te gerçekleştirilen bu başarılı hasat, hem yerli tarımın geleceği hem de ata tohumlarının sürdürülebilirliği açısından büyük bir umut vadediyor.






