Milyonlarca insanın yaşadığı ve günün her saati yoğun bir hareketliliğin gözlendiği İstanbul'da, solunan havanın kalitesi hayati bir önem taşıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü tarafından yürütülen geniş çaplı bir araştırma, kentteki hava kirliliğinin son bir yıldaki seyrini ortaya koydu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ölçüm istasyonlarından alınan veriler ışığında yapılan incelemeler, atmosferdeki partikül madde yoğunluğunda umut verici bir gerileme yaşandığını gösteriyor.
YAĞIŞLAR HAVAYI TEMİZLEDİ
Geçtiğimiz yılın mayıs ayı ile bu yılın aynı dönemi karşılaştırıldığında, İstanbul'daki genel hava kirliliği oranında yüzde 8'lik bir azalma kaydedildi. Metreküp başına düşen partikül madde konsantrasyonu 34 mikrogramdan 31,2 mikrogram seviyesine geriledi. Bu olumlu tabloda Marmara Bölgesi genelinde yağış miktarının yaklaşık yüzde 60 oranında artması büyük rol oynadı. Artan yağışlar atmosferdeki zararlı maddelerin temizlenmesini sağlayarak megakente adeta nefes aldırdı. Toplam 26 istasyon üzerinden yapılan değerlendirmelerde, 17 noktada hava kalitesinin arttığı, 9 noktada ise kirliliğin tırmanışa geçtiği tespit edildi.
ZİRVEDE VE DİPTE YER ALAN İLÇELER
Ölçüm yapılan istasyonların verileri incelendiğinde, kirliliğin en yoğun olduğu bölgeler gün yüzüne çıktı. Metreküp başına 54,62 mikrogram partikül madde ile Sultangazi 3 istasyonu havası en kirli nokta olarak kayıtlara geçti. Bu bölgeyi yine aynı ilçedeki Sultangazi 2 ve Tuzla istasyonları izledi.
Öte yandan en temiz havaya sahip yerleşim yeri metreküp başına 17,37 mikrogram ile Sultangazi 1 istasyonunun bulunduğu alan oldu. Büyükada ve Alibeyköy de kirlilik oranının en düşük ölçüldüğü diğer merkezler arasında yer aldı.
BAZI BÖLGELERDE TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR
Kirlilik oranının il genelinde düşüş eğiliminde olmasına karşın bazı ilçelerdeki keskin artışlar dikkatlerden kaçmadı. Özellikle Sarıyer'de hava kirliliği yüzde 90,57 gibi yüksek bir oranda artış gösterirken, Arnavutköy'de bu oran yüzde 79,39 olarak belirlendi. Çatladıkapı ve Sultangazi 2 istasyonları da kirliliğin belirgin şekilde arttığı diğer yerler oldu.
Kirliliğin en çok azaldığı yerlerin başında ise yüzde 58,59'luk düşüşle Sultangazi 1 istasyonu geldi. Esenler ve Ümraniye de hava kalitesinin belirgin şekilde iyileştiği diğer ilçeler olarak sıralandı.
TRAFİK VE TOZ EN BÜYÜK ETKEN
Milyonlarca aracın yollarda olduğu ve kıtalar arası geçişin hiç durmadığı şehirdeki mevcut durumu değerlendiren İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, trafiğin yoğun olduğu anlarda atmosfere karışan kirleticilerin insan sağlığını doğrudan tehdit ettiğine işaret etti. İncelemelerin sonuçlarını paylaşan Toros, şunları söyledi:
"Yaptığımız çalışmalarda İstanbul'daki 26 istasyonun verisini dikkate aldığımızda genel anlamda İstanbul'da partikül madde 10 değerlerinin geçen yıl mayıs ayına göre bu yıl mayıs ayında yüzde 8 azaldığını görüyoruz."
İnsan faaliyetlerinin ve sanayi tesislerinin havadaki kirliliği doğrudan etkilediğini belirten Toros, şu ifadeleri kullandı:
"En önemli kirletici kaynağı maalesef yeryüzündeki tozlar, araçların hareketi esnasında çıkan tozlar. Zaman zaman uzun mesafe taşınımla başka bölgelerden gelen kirleticiler de buna dahil olabiliyor."
AVRUPA STANDARTLARI VE TOPLUMSAL FARKINDALIK
Avrupa genelinde günlük hava kalitesi sınır değerinin 50 mikrogram/metreküp seviyesinde olduğu biliniyor. İstanbul'daki ortalama rakamlar bu sınırın altında kalsa da halk sağlığının korunması adına söz konusu değerlerin daha da aşağı çekilmesi büyük önem taşıyor. Yurttaşların internet siteleri ve mobil uygulamalar aracılığıyla anlık hava kalitesini takip edebildiklerini hatırlatan uzmanlar, yaşanılan çevreye sahip çıkılması ve havanın temiz tutulması için bireysel çabaların sürece güçlü bir katkı sunacağını vurguluyor.




