Milyonlarca öğrenci için geri sayım başladı! O tarihte büyük heyecan yaşanacak
Milyonlarca öğrenci için geri sayım başladı! O tarihte büyük heyecan yaşanacak
İçeriği Görüntüle

İstanbul ve çevresi için yıllardır uyarıları yapılan büyük Marmara depremine yönelik tartışmalara yeni bir boyut eklendi. Yerbilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki sismik hareketliliği inceleyerek Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) davranış biçimine dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Bektaş'ın analizine göre deniz tabanındaki fay hattı, enerjiyi tek kerede devasa bir kırılmayla boşaltmak yerine belirli güvenlik supapları üzerinden tahliye ediyor.

SİSMİK FREN ETKİSİ: GERİLME BÖLÜNMESİ

Kamuoyunda ve bilim dünyasında sıkça dile getirilen 7 ve üzeri büyüklükteki sarsıntı beklentisine karşı, yer altındaki mekaniğin daha farklı çalıştığı belirtiliyor. Prof. Dr. Bektaş, devasa bir kırılmanın önüne geçen bu durumu "gerilme bölünmesi" (Strain Partitioning) kavramıyla açıklıyor. Fay hattındaki sismik enerji sadece tek bir ana kolda toplanmıyor. Sistemin üzerindeki yük, bölgeye yayılan kollar arasında paylaştırılarak sismik bir fren görevi görüyor.

ENERJİ BİRİKMEK YERİNE TAKSİTLENDİRİLİYOR

Sistemin İstanbul'u koruyan ikinci büyük kalkanı ise "fay sürünmesi" (Fault Creep) olarak adlandırılıyor. Uzman isim, fayın aniden kilitlenip tek seferde kırılmak yerine sürekli ve sessizce kaydığını vurguluyor. Bu sessiz hareket sayesinde yer altında biriken enerji tehlikeli seviyelere ulaşmadan açığa çıkıyor. Olayın mekaniğini açıklayan Bektaş, "Fay aniden kırılmak yerine sürünerek kayıyor. Enerji birikmek yerine taksitlendiriliyor." sözleriyle durumun yıkıcı potansiyeli nasıl düşürdüğünün altını çiziyor.

GEÇMİŞ DEPREMLER DOĞAL BARİYERİN KANITI

Marmara Denizi'nin kendi iç dinamiğiyle kurulan bu iki mekanik yapı, doğal bir bariyer görevi görüyor. Uzman ismin aktardığına göre parçalı enerji tahliyesinin net kanıtları bulunuyor. 1935, 1963 ve son olarak 2025 yıllarında yaşanan büyük sarsıntılarda sistemin enerjii bölerek boşalttığı belirtildi. Risk tamamen ortadan kalkmasa da, sismik boşluklarda biriken enerjinin tahmin edilenden farklı bir şekilde tahliye edilme ihtimali güçleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ