Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan bina yıkımlarına ilişkin yeni düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni kurallarla bina yıkım süreçlerinde teknik sorumluluk, çevre güvenliği ve iş sağlığı açısından önemli değişiklikler yapıldı.
Düzenleme, özellikle yüksek yapıların ve patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilecek bina yıkımlarının daha kontrollü şekilde yapılmasını hedefliyor.
Fenni mesuliyet şartı getirildi
Yeni düzenlemeye göre bina yıkımlarında fenni mesuliyet inşaat mühendisi tarafından üstlenilecek.
Bina yüksekliği 18,5 metreden az olan yapılarda ise genel olarak fenni mesuliyet aranmayacak. Ancak binanın bitişik nizamda olması, yapısal düzensizlik bulunması, sağlık ve eğitim tesisleri ile kültür veya tabiat varlıklarına yakın olması ya da risk oluşturabilecek başka bir durumun bulunması halinde 18,5 metrenin altında kalan yapılarda da fenni mesuliyet istenebilecek.
Yıkımlarda toz ve gürültü denetimi
Bina yıkımı sırasında yalnızca yapısal güvenlik değil, çevresel etkiler de dikkate alınacak. Yıkım çalışmalarında toz, titreşim ve gürültü sınırlarına uyulması zorunlu olacak.
Ayrıca çevre ve iş sağlığı güvenliği mevzuatında yer alan şartların da eksiksiz şekilde yerine getirilmesi gerekecek.
Yüksek yapılarda güvenlik önlemleri artırılacak
Yüksek yapıların yıkıldığı şantiyelerin çevresinde perdeleme, örtülü yol ve koruma fanı gibi önlemler uygulanacak. Kullanılacak iskele ve çalışma kulelerinin de yönetmelikte belirtilen standartlara uygun olması gerekecek.
Patlayıcıyla yıkımda yeni dönem
Patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilecek bina yıkımlarında da daha sıkı kurallar getirildi. Yıkım öncesinde meteorolojik şartlar değerlendirilecek.
Patlatma sırasında ise yüksek hızlı kameralarla kayıt alınması zorunlu olacak. Patlayıcıyla yıkımda görev alacak sorumlu mühendisin gerekli uzmanlığını belgelemesi gerekecek.
Ayrıca patlayıcıların ateşlenmesinde görev yapacak kişinin B sınıfı yeterlik belgesine sahip olması zorunlu olacak.
Yeni düzenlemeyle bina yıkımlarında güvenlik standartlarının artırılması ve çevreye yönelik risklerin azaltılması amaçlanıyor.



