Kariyerinde başarıdan başarıya koşan, ekranlarda güven veren bir yüz, kitaplarıyla geniş kitlelere ulaşan bir yazar…

Günde bir avuç tüketmek yetiyor! Hem hücreleri koruyor hem sindirimi düzenliyor
Günde bir avuç tüketmek yetiyor! Hem hücreleri koruyor hem sindirimi düzenliyor
İçeriği Görüntüle

Ece Vahapoğlu’nun hayatı dışarıdan bakıldığında oldukça dengeli ve güçlü görünüyordu. Ama o bile “Her şeyin üst üste geldiği bir dönem yaşadım” diyor. Hem annesini hem babasını kısa aralıklarla kaybetti. Evliliği sona erdi. Ruhsal yükler bedensel sinyallere dönüştü ve yapılan kontrollerde rektum kanseri teşhisi aldı. Tüm bunları saklamadı. Paylaştı, anlattı. Çünkü onun için “yaşamak” sadece devam etmek değil, dönüşmekti.

Kimdir Ece Vahapoğlu?

Ece Vahapoğlu, 8 Mart 1978’de İstanbul’da doğdu. 47 yaşında. Annesi Saraybosnalı, babası Üsküp kökenli bir ailenin ferdi. Eğitim hayatına İstanbul’da başladı, ancak yükseköğrenimini Avrupa’nın farklı ülkelerinde sürdürdü. Roma’daki The American University of Rome’da işletme eğitimi aldı. Ardından Fransa’da Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans yaptı. Aynı zamanda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen “Yükselen Yıldızlar Liderlik Programı”na katıldı.

Kariyeri boyunca ATV, NTV, CNBC-e, Cine5 gibi birçok kanalda sunuculuk yaptı. Gazetecilik, yazarlık, yaşam koçluğu ve yoga eğitmenliği gibi alanlarda da aktif olarak çalıştı. Altı farklı dil konuşabilen Vahapoğlu, sağlıklı yaşam üzerine kitaplar yazdı, seminerler verdi.

Evli mi, çocuğu var mı?

Ece Vahapoğlu, 2018 yılında iş insanı Cihan Alpay ile evlendi. Bu evlilikten Efe adında bir oğlu dünyaya geldi. Ancak 2024 yılında yollarını ayırdılar. Şu anda oğlu ile birlikte yaşıyor ve özel hayatını göz önünde yaşamaktan uzak durmayı tercih ediyor. Ancak ekranlara dönmeye ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak başkalarına umut vermeye kararlı olan sunucu, “Boşanma süreci kolay olmadı. Ama iki tarafın da olgun yaklaşımı sayesinde en az hasarla geçirdik. Çocuğum için güçlü kalmak zorundaydım.” dedi.

“Annemin ardından dağıldım, babamın ardından sustum”

En büyük sarsıntıyı ailesinden aldı. Annesi demans hastasıydı, ancak ölüm nedeni farklıydı. “Bir anda gitti, sanki hayatın sesi kesildi” diyor. Ardından babası… Üstelik ölüm anında şehir dışındaydı. Aynı evi paylaştığı babası, kalp krizi geçirerek uykusunda vefat etmişti. Vahapoğlu şunları söyledi; “Kapadokya’daydım, oğlum babasında kalıyordu. Döndüğümde babam artık yoktu. Bu sadece bir kayıp değil, bir kırılmaydı. O evin duvarları bile konuşmaz oldu. Bu süreç onu içsel bir yolculuğa itti. Bali ve Hindistan’da inzivaya çekildi. Manevi cevaplar aradı. Ve içsel sorgulamalar, sonunda bedensel şikayetlerle birleşti."

Kanser teşhisi: “Erken yakaladım ama geç olmaya yakındım”

Uzun süredir süren sindirim sorunları, yurt dışı seyahatlerinden kaptığını düşündüğü bir bakteriye bağlandı. Üç ay özel diyet uyguladı ama şikayetler geçmedi. En sonunda kolonoskopi önerildi. Rektum kanseri oduğunu söyleyen Ece Vahapoğlu, “O an zaman durdu. Ama sonra bir şey oldu. Korkmadım. Sadece plan yapmaya başladım. Ben hep çözüm odaklı yaşadım. Bu da çözülecek dedim. Kemoterapi süreci başladı. Fiziksel olarak yıpratıcıydı ama ruhen hazırlıklıydım. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, bu süreci daha dengeli atlatmamı sağladı. En önemlisi ise psikolojik dayanıklılığımdı. Hastalık bir savaş değil. Ona düşman değilim. O da bana bir şey anlatmaya çalışıyor, ben onu dinliyorum.” dedi.

Yeni program yeni bir sayfa: "Mutluluk İçin"

Tüm bu yaşananlardan sonra Vahapoğlu bir karar aldı: Anlatarak iyileşecek. Anlatarak başkalarını da iyileştirecek. 360 ekranlarında başlayacak olan “Mutluluk İçin” programı, bu kararın ilk adımı. Programda hem kendi deneyimlerini hem de konukların hayat hikâyelerini aktaracak. Hedefi “Hayatına tutunamayan bir kadına ilham olabiliyorsam, yaşadıklarımın anlamı vardır.” diye sözlerine ekliyor.

“Her şey bitti sandım, meğer yeniden başlıyormuş”

Ece Vahapoğlu, hâlâ tedavi sürecine devam ettiğini söylerken, "Ekranlara dönüyor, kitap yazıyor, program hazırlıyorum. Ben kendime yeniden yetiştim. İçimdeki o güçlü kadın hâlâ orada. Şimdi başkalarının da içindeki sesi duyması için buradayım.” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi,