Beklenen büyük sarsıntı için bölge halkının endişeli bekleyişi sürerken, bilim insanları Marmara Denizi'nin altındaki tehlikeyi farklı bir boyutta ele almaya başladı. Şehirde toplanan Avrupa Sismoloji Komisyonu (ESC2026) üyeleri, fay hattındaki gerilim birikimini doğrudan etkileyen "creep" yani depremsiz kayma hareketine odaklanıyor. Deprem Uzmanı Osman Bektaş, yalnızca fayın kilitli olduğu bölümlere odaklanmanın yetersiz kalabileceğini belirterek, "İstanbul depremini yeniden değerlendireceğiz" çıkışıyla mevcut tehlike boyutlarını anlamak için yepyeni bir bilimsel yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.
BEKLENEN İSTANBUL DEPREMİ İÇİN KİLİT KAVRAM: "CREEP" NEDİR?
Bilim dünyasında "creep" olarak adlandırılan bu sismik olay, fay hatlarının büyük bir sarsıntı üretmeden sessizce ve yavaşça kayması anlamına geliyor. Marmara Denizi tabanında meydana gelen bu hareketlilik, uzmanlara göre biriken enerjinin fay boyunca nasıl dağıldığını anlamak için hayati önem taşıyor. Bugüne kadar sismolojik araştırmalar genellikle fayın hangi bölgelerde kilitlendiğine ve sarsıntıyı nerede üreteceğine yoğunlaşıyordu. Ancak yeni tartışmalar, bu sessiz kayma davranışının denkleme katılmamasının, afetin şiddetini ve kırılma alanını hesaplamada ciddi eksiklikler yaratabileceğini kanıtlıyor.
17 AĞUSTOS'UN YILDÖNÜMÜNDE BİLİMSEL EZBERLER BOZULUYOR
Binlerce insanın hayatını kaybettiği 17 Ağustos felaketinin üzerinden 27 yıl geçti. Vatandaşlar büyük bir korkuyla sismologlardan gelecek yeni verileri takip ederken, bilimsel arena risk analizlerini kökten güncelliyor. ESC2026 toplantısında öne çıkan veriler, Marmara'nın gelecekteki sismik davranışını çözümlemek için fayın tüm hareket karakterlerinin birleştirilmesini zorunlu kılıyor. Sadece kilitli bölgeleri değil, depremsiz kayma gösteren alanları da kapsayan bütünleşik bir inceleme yöntemi, önümüzdeki süreçte risk haritalarını doğrudan şekillendirecek.
OSMAN BEKTAŞ: HESAPLAMALAR DEĞİŞMEK ZORUNDA
Deprem Uzmanı Osman Bektaş, fay hareketlerinin değerlendirilmesinde salt "kilitli segment" yaklaşımının eksik sonuçlar doğuracağını savunuyor. Gelecekte meydana gelecek kırılmanın alanını, fayın davranışını ve açığa çıkacak devasa enerjiyi doğru hesaplayabilmek için creep parametresinin bilimsel çalışmalara hızla entegre edilmesi gerekiyor. Bektaş'ın işaret ettiği bu detaylı analiz ihtiyacı, Marmara Denizi'ndeki olası tehlike senaryolarının baştan yazılacağının en net göstergesi haline geldi.





