Kocaeli’nin Gebze ilçesinde meydana gelen ve büyük bir trajediye yol açan bina göçmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, adli seyrini değiştirecek ikinci bir rapor hazırlandı.

Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan bu yeni teknik rapor, hızlıca hazırlanan ve çelişkiler barındırdığı belirtilen ilk yerel bilirkişi raporundaki varsayımsal iddiaları jeolojik ve jeoteknik verilerle mercek altına aldı.

Bina Dere Yatağı ve Döküm Sahası Üzerine İnşa Edilmiş

Hazırlanan jeolojik-jeoteknik değerlendirme raporu, facianın temelinde binanın oturduğu zemin yapısındaki büyük riskleri işaret etti. Rapora göre; çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise bu zayıf yapıya rağmen oldukça yüzeysel ve yetersiz kaldığı tespit edildi. Ayrıca yeraltı su seviyesindeki değişimlerin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin de taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini bozduğu vurgulandı.

İmalat Kusurları ve Beton Dayanımı Sınıfta Kaldı

Raporda sadece zemin değil, yapının kendi fiziksel durumuyla ilgili de çarpıcı bulgulara yer verildi. Binada kullanılan beton dayanım değerlerinin, yapının projesinde öngörülen resmi seviyelerin oldukça altında kaldığı belirlendi. Bu durum, zemin problemlerine ek olarak binanın kendi yapısal bütünlüğünün de faciaya davetiye çıkardığını teknik bir dille belgeledi.

Metro İnşaatındaki Zemin Hareketi Sınırlar İçinde

İlk bilirkişi raporunun aksine bilim kurulu, metro inşaatının etkisini de verilerle açıkladı. Metro projesi süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı kaydedilirken, bu düşük değerin bina altında oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı ifade edildi. Binadaki zemin oturmalarının yönetmelik sınırları içinde kaldığı ve inşaat sonrası ilave bir hareket gözlenmediği aktarıldı.

Metro Tünellerinde Hasar veya Su Sızıntısı Yok

Haberde yer alan en kritik teknik detaylardan biri de metro tünellerinin durumu oldu. Yapılan incelemelerde tünellerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadı. Metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde hiçbir eksenel sapma tespit edilmediği belirtildi. Bilim kurulu, tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığını ve tüm inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğünü son raporuyla tescilledi.

Kocaeli Polisinden Kaçamadı: 13 Yıl Hapis Cezası Bulunan Hükümlü Tutuklandı
Kocaeli Polisinden Kaçamadı: 13 Yıl Hapis Cezası Bulunan Hükümlü Tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Kaynak: İHA