"Aynı Nizamiyede Bekliyor, Aynı Riski Paylaşıyorlar"
Devlet kurumlarında görev yapan personeller arasındaki ücret adaletsizliğinin artık katlanılamaz bir boyuta ulaştığını ifade eden ALKON Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Uçar, özellikle güvenlik görevlilerinin yaşadığı çarpık durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi:
"Statüleri her ne olursa olsun personellerimiz aynı nizamiyede beklemekte, aynı devriyeyi atmakta ve vatan müdafaasında aynı risklere göğüs germektedir. Ancak bugün gelinen noktada, işçi statüsündeki personel ile memur statüsündeki personel arasında uçurum boyutuna ulaşan absürt bir maaş dengesizliği ortaya çıkmıştır. Aynı kulübede nöbet tutan, aynı riski omuzlayan çalışanlar arasında oluşturulan bu anlamsız makas, çalışma barışını ve kurum içi huzuru kökünden zedelemektedir."
"Yıllarca Dirsek Çürütmüş Memurun Emeği Değersizleştirilemez"
Duruşlarının asla işçi maaşlarının düşürülmesi yönünde olmadığını, aksine tüm emekçilerin refah içinde yaşamasını savunduklarını vurgulayan Uçar, anayasal haklara dikkat çekti: "’Eşit işe eşit ücret’ sarsılmaz bir anayasal ilkedir. İşçi personelin aylık net gelirinin; yıllarca dirsek çürütmüş, üniversite sıralarından mezun olmuş devlet memuru olan güvenlik personelinden fersah fersah yüksek olması hiçbir adalet terazisinde kabul edilemez. Bu durum cefakar memurumuzun çalışma motivasyonunu, iş verimini ve en acısı devlete olan aidiyet duygusunu tamamen yok etmektedir."
Sistem Mağdurları İçin Acil Eylem Çağrısı ve Çözüm Önerileri
Yusuf Uçar; sadece güvenlik değil, destek personeli, iklimlendirme personeli, itfaiye, sağlık hizmetleri, büro yönetimi, ulaştırma ve teknik hizmetler (tekniker/teknisyen) gibi teknik ve idari birimlerde çalışan sözleşmeli ve kadrolu personellerin de aynı sistemin mağduru olduğunun altını çizerek yetkili mercilere şu 4 maddelik çözüm formülünü sundu:
Maaşlar İvedilikle İyileştirilmelidir: Memur statüsündeki güvenlik ve destek personelinin taban maaşları, yapılan işin hayati niteliği, barındırdığı risk ve sorumluluk düzeyi göz önüne alınarak derhal yukarı çekilmelidir.
Tazminat ve Ek Ödemeler Tanımlanmalıdır: Aradaki bu derin ve can yakan ücret farkı; ek gösterge ödemeleri veya acilen yürürlüğe sokulacak spesifik bir "Güvenlik ve Destek Hizmetleri Tazminatı" gibi yasal düzenlemelerle telafi edilmelidir.
Eğitim ve Liyakat Ödüllendirilmelidir: Eğitimi, akademik kariyeri ve niteliğiyle öne çıkan memurun emeğini yok sayan, unvan ve statüleri emeği değersizleştirme aracı olarak kullanan bu çarpık sisteme son verilmelidir.
İmtiyaz Değil, Adalet İstiyoruz: Bizler kimseden bir imtiyaz, lütuf ya da ekstra bir ayrıcalık beklemiyoruz; bizler yalnızca anayasal hakkımız olan adaleti istiyoruz. Memurumuzun cebindeki yangın tamamen sönene ve emeğinin tam karşılığı verilene kadar meydanlarda, masalarda ve her platformda mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.




