Başlığı da "Biz Hakkını Yemişiz… Gerçekten ENFEST Olmuş!" diye atmıştım.

Hatırlarsınız; bir zamanların Perşembe Pazarı, ama her zaman İzmit’in kalbi olan o Milli İrade Meydanı’ndan bahsetmiştim. Hac kafilelerinin toplandığı, okul gezilerinin yola çıktığı, konserlerin, mitinglerin, grevlerin yapıldığı; yani bir şekilde her Kocaelilinin en az bir kez yolunun düştüğü o devasa alandan...

İnşaat süreci başladığında “Bu kadar beton olur mu ya? Oldu sana taş yığını!” diye bolca homurdananlardan biri de bendim.
Doğma büyüme bir İzmitli olarak, meydanın ilk halini gördüğümde eleştirilerimi sıralamıştım.
Fakat geçen yılki 19 Mayıs’ta düzenlenen 3 günlük "ENFEST Gençlik Festivali" ve Fatma Turgut konserindeki o muazzam kalabalık, bana tüm o eleştirilerimi geri aldırmış , "Yiğidi öldür, hakkını yeme" dedirtmişti.
Demek ki Bir Bildikleri Varmış!
Geldik bugüne... Yine bir 19 Mayıs haftası ve yine dolu dolu, 3 günlük muazzam bir program.
Meydanın kenarları rengarenk çadırlarla doluyken, orta alana adeta seyyar futbol, voleybol ve basketbol sahaları kurulmuştu.
Etraftaki çeşitlilik ise muazzamdı: Bir yanda odun yontan geleneksel sanatlara meraklı gençler, diğer yanda pedalları çevirerek kendi içeceğini hazırlayan mucitler... Bir köşede akşamki konser için yüzüne taş süsü yaptıran cıvıl cıvıl bir kitle, az ileride ise közde sucuk ekmek sırası bekleyen yüzlerce insan. Her yaş grubuna, her zevke hitap eden binbir çeşit etkinlik...
Hafta sonu yer yer yağmur da yağdı hani. Ama meydanın zemin kalitesi sağ olsun, ne bir çamur derdi yaşandı ne de bir aksama.

İşte o an bir kez daha "Meydanın hakkını vermek lazım" dedim içimden. Demek ki bu alanın tam da böyle, bu genişlikte ve bu mimaride olması gerekiyormuş.
ENFEST Değil, EVEREST!
Üç gün boyunca gündüzleri sahne etkinlikleriyle coşan meydan, akşamları ise kelimenin tam anlamıyla yıkıldı. Ceza, Dedublüman ve Gökhan Türkmen...
Bu isimleri ve onların peşinden gelen on binlerce kişilik devasa kalabalığı İzmit'te ancak ve ancak böyle bir meydan kaldırabilirdi.

Şimdi geriye dönüp bakıyorum da; vizyonsuzca kusur aramak isteyenler, sadece o anı gözetip geleceği düşünemeyenlermiş. Kim bilebilirdi ki bu meydanın ENFEST gibi dev organizasyonlara ev sahipliği yapacağını?
Ama bir şeyi net gördük: Orayı inşa eden irade ile ENFEST’i organize eden vizyon bir araya gelince, ortaya çıkan iş "everest" zirvesine ulaşıyor.
Geçen yıl çıtayı çok yükseğe koymuştuk, bu yıl ise o çıta tamamen aşıldı. Bu sene iddiamı daha da arttırıyorum: Bu iş artık ENFEST’i de geçmiş, resmen EVEREST olmuş!
Emeği geçen, bu şehre ve bu gençliğe bu vizyonu layık gören herkese bir kez daha kalpten teşekkürler.
İyi ki Kocaeli... Seni yaşamak da seni sevmek de çok güzel.




