Gazeteci Murat Ağırel'in köşesine taşıdığı olayda sistemin açıkları yüzümüze çarpıyor. Kapıkule'den giren yabancı plakalı araçlar, normalde ya geri dönmeli ya da parçalanmalı. Ancak dolandırıcılar, Türkiye'de kaza yapmış ve "pert" olmuş aynı model bir aracın şasi numarasını bu kaçak araca kopyalıyor. Kağıt üzerinde her şey yasal görünüyor. Araba yerli, vergisi ödenmiş, temiz. Ama işin aslı öyle değil.

"MUAYENEDEN NASIL GEÇİYOR?" SORUSU YANIT BULDU

Vatandaşın en çok güvendiği nokta TÜVTÜRK muayenesi. Ancak iddianameye göre sistem burada da tıkanıyor. Muayene istasyonları aracın frenine, farına, lastiğine bakıyor.

Şasi numarasını ruhsatla karşılaştırıyorlar, tutuyorsa "geçti" damgası vuruluyor. O numaranın oraya sonradan, lazerle veya presle basıldığını anlamak muayene memurunun işi değil. Hal böyle olunca "change" yapılmış araç, devletin resmi kurumundan vize alıp notere gidiyor. Satış gerçekleşiyor, ruhsat çıkıyor. Her şey yasal kılıfına uydurulmuş oluyor.

50 KİŞİNİN ARABASI ALTINDAN ALINDI

Bu tezgah, ancak polis kriminal laboratuvarlarında yapılan detaylı incelemelerde ortaya çıkıyor. Şasi ve motor numarasındaki oynamalar tespit edildiğinde ise iş işten geçmiş oluyor.

MEMUR VE EMEKLİ ZAM ORANLARI BELLİ OLDU
MEMUR VE EMEKLİ ZAM ORANLARI BELLİ OLDU
İçeriği Görüntüle

Dosyada şimdiden 50 mağdur var. Arabayı piyasa değerinden satın alan, noterine güvenen vatandaş bir anda yaya kalıyor. Araçlar "suç eşyası" olduğu için devlet tarafından bağlanıyor. Geriye ne para kalıyor ne de araba.

Kaynak: Haber Merkezi