Türkiye'de her yıl ortalama bir milyon çift düğün yapıyor. Bu yoğunluk beraberinde birçok tüketici şikayetini ve mağduriyeti getiriyor. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin yaşanan sorunların temelinde hatalı veya eksik hazırlanan matbu sözleşmelerin yattığını bildirdi.
SÖZLEŞME ŞARTLARINI KENDİNİZ BELİRLEYİN
Şahin çiftlerin salon işletmecileri tarafından önlerine konulan standart sözleşmeleri doğrudan imzalamaması gerektiğini vurguladı. Tarafların kendi güvencelerini metne ekletmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu anlattı.
Genel Başkan önleyici tedbirleri şu sözlerle paylaştı:
"Şikayetleri derleyip topladığımızda en çok karşılaştığımız sıkıntıları baştan elemenin bir imkanı var. Bu da düğün salonuyla ya da parti evleriyle yapacağımız sözleşmeye bağlı. Bu sözleşmelere asla tarafsız ve ilgisiz kalmayın. Sözleşme iki taraflı olur. Siz de mutlaka şartları yazdırın."
İPTAL DURUMUNDA ÜCRET İADESİ HAKKI
Organizasyona kısa bir süre kala yaşanan iptaller taraflar arasında ciddi maddi anlaşmazlıklar doğuruyor. Kaporanın yanması veya kiralama bedelinin tamamının talep edilmesi en yaygın sorunlar arasında yer alıyor.
Şahin cayma sürelerinin tüketici haklarını doğrudan etkilediğini belirtti.
Düğün iptallerinde uygulanacak yasal prosedürü anlatan Şahin şu ifadeleri kullandı:
"Bir düğün organizasyonu yapılacak, kaporalar veriliyor ya da ödeme tamamen yapılıyor fakat düğüne 2 ay veya 15 gün kala düğün iptal ediliyor. İşte burada bizim düğün salonuna vermiş olduğumuz paranın tamamı mı gitti, kaporası mı gitti, ne olacak? Düğün salonunun bizden alacağı mı var, bizim ondan alacağımız mı var gibi tartışmalar yaşanıyor. İşte bunun önüne geçmek için mutlaka cayma durumunda, 31 gün ve üstü bir zaman diliminde vazgeçmişsek bizim paramızı tamamen alma gibi bir hakkımız var."
İptal kararının 30 günün altına düşmesi halinde işletmenin mağduriyetini gidermek adına belirli bir kesinti yapılması yasal bir zemin taşıyor. Başkan bu kuralın istisnasını da şu sözlerle açıkladı:
"Şöyle bir durum da var, eğer o gün düğün salonu verilmişse, biz iptal etmemize rağmen o salon bizden kesmiş olduğu kaporayı da iade eder. Bunu hakem heyeti marifetiyle alabiliriz. Bu şartları eğer sözleşmeye yazarsak, bir sıkıntıyla karşılaştığımızda bizi koruyan bir unsur haline geliyor. Buna dikkat edelim."
RUHSATI OLMAYAN SALONLARDAN UZAK DURUN
Mahmut Şahin hukuki hakların ötesinde can ve mal güvenliği için ruhsat denetiminin hayati değer taşıdığını bildirdi.
Vatandaşların mekan kiralamadan önce işletme sahibinden resmi belgeleri bizzat talep etmesini isteyen Şahin uyarılarını şu cümlelerle noktaladı:
"Davetliler, düğün sahipleri, organizasyon sahipleri açısından işletmenin ruhsatının olup olmadığını sorun lütfen. Ruhsatın olmaması demek yangınla alakalı tedbirleri almamış demek. Mutfakla ilgili tedbirleri almamış anlamına geliyor. Eğer size ruhsatını gösteriyorsa gönül rahatlığıyla o işletmede düğün ya da diğer organizasyonlarınızı yapabilirsiniz ama göstermiyorlarsa lütfen oradan uzaklaşın. Parasına falan bakmayın çünkü gerek yangınlarla ilgili tedbirlerde gerekse gıda kontrolünde denetime açık değiller ve bize zarar verebilirler. Bu zararlardan kurtulmanın yolu ruhsatlı bir düğün salonu ya da parti evinde o organizasyonu yapmanızdır."




