Hayat bize hep şunu öğretti.
Doğru karar ver, gerisi gelir.
Okulda, işte, ilişkilerde… “Aklını kullanırsan kazanırsın” denildi.
Ama büyüdükçe anladık ki bu denklem her zaman işlemiyor. Hatta büyüklerimizin söylediği gibi iyi kararların arkasında dur.
Tabii ki hepsi doğru
Ancak ;

İyi kararlar bazen yetmiyor.

Çünkü karar tek başına bir sonuç değil, sadece bir başlangıç.
Doğruyu bilmek, doğru zamanda mı, doğru koşullarda mı, doğru insanlar arasında mı uygulandığıyla anlam kazanıyor. Bazen tüm veriler elindedir, niyetin temizdir, yolun mantıklıdır; ama zemin kaygandır. Rüzgâr tersten esiyordur.

İyi bir karar alırsın, ama sabrın yetmez.
İyi bir karar alırsın, ama sistem izin vermez.
İyi bir karar alırsın, ama yanlış insanların gölgesinde kalır.

En acısı da şudur: Sonuç kötü olunca, kararın da kötü sanılır.
Oysa bazen mesele karar değil, hayatın kendisidir. Yaşam bir gerçek ise,kararların sonucuna katlanmak da o kadar sahicidir.
Hayat her zaman adil davranmaz; emeği, niyeti ve doğruluğu eşit tartmaz.
Şikayet eder dururuz "Hep bana mı" diye
Hayır"Hep sana değil,bak bana olanlara" diye başlayan çok hikaye duyarız.

Bu yüzden “Keşke farklı karar verseydim” demeden önce durup düşünmek gerekir.
Belki de kararın iyiydi.
Sadece dünya o gün iyi bir yer değildi ve olduğun zaman doğru değildi.
Bilemeyiz ki...

İyi kararlar yetmeyebilir;
Ama yine de kötü kararlar almamak için tek dayanağımız onlardır.

Ve belki de asıl cesaret,
Yetmediğini bile bile doğruyu seçmeye devam edebilmektir.
Ama siz siz olun en doğru kararı vermeye çalışın,kararlarınızdan emin değilseniz bir bilgeye danışın,deneyimlerden örnek alın ve en önemlisi kararlarınızın sonucundan rahatsız olmayın.
Kalın sağlıcakla