Kocaeli Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki duruşmasında, kayıpların aileleri ve sağ kurtulan tanıklar dinlendi. Ortaya çıkan tablo; sadece bir kaza değil, göz göre göre gelen bir katliamın izlerini taşıyordu.

Kocaeli’de 26 Temmuz 2026 Tarihinde Planlı Elektrik Kesintisi Yaşanacak İlçeler Belli Oldu
Kocaeli’de 26 Temmuz 2026 Tarihinde Planlı Elektrik Kesintisi Yaşanacak İlçeler Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

"Zabıta Gelince Sigortasızları Saklıyorlardı"

Yangından yaralı kurtulan Keriman Miskin, fabrikadaki denetimlerin nasıl "tiyatroya" dönüştürüldüğünü şu sözlerle anlattı: "Denetim olacağı zaman bizi fabrikadan çıkarıyorlar, sonra tekrar çağırıyorlardı. Zabıtalar geldiğinde denetim yapmıyor, Kurtuluş Oransal'ın yanına girip hediye parfümlerini alıp gidiyorlardı. Ne iş güvenliği eğitimi ne de sigortamız vardı; paketlerin üzerinde yemek yiyorduk."

Annenin Feryadı: "Kızımın Kefeni Olmadı"

Duruşmanın en sarsıcı anı, 17 yaşındaki kızı Nisa Taşdemir’i kaybeden anne Altun Taşdemir’in konuşmasıydı. Gözyaşları içinde mahkeme başkanına seslenen anne, "Kızım kömür oldu. Kötü davranıyorlardı, ekipman vermiyordu. Kızımın kefeni olmadı hakim bey" dediğinde salonda dakikalarca sessizlik hakim oldu. Kanser hastası eşine bakmak için çalışan kızı Nisa'nın ve diğer çocuk yaştaki işçilerin (16 ve 18 yaş) dramı yürekleri dağladı.

"Denetim Kağıt Üzerinde Çorlu'da, Ölüm Dilovası'nda"

Hayatını kaybeden Tuncay Yıldız’ın çocukları ise sistemdeki boşluğu deşifre etti. Denetimlerin aslında Ali Osman A.’nın Çorlu’daki fabrikası üzerinden yasal gösterildiğini, ancak riskli üretimin hiçbir önlemin alınmadığı Dilovası’ndaki bu "mayın tarlası" benzeri tesiste yapıldığını belirttiler. Aileler, sanıkların suçu ölen babalarının üzerine atma çabalarına da sert tepki gösterdi.

Kaynak: İHA