Cuma günleri sadece ibadetle değil, verilen mesajlarla da ruhumuza dokunur. Camilerde her hafta yankılanan Cuma hutbeleri, hem bireysel hayatımıza hem de toplumsal meselelerimize ayna tutar.
Bu haftaki hutbede, aile içinde sevgi, saygı ve anlayışın önemi işlendi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 31 Ekim 2025 tarihli hutbesi, “Ailede Huzurun Kaynağı: Merhamet ve Muhabbet” başlığıyla yayımlandı. Dijital dünyanın aile yapısı üzerindeki etkilerinden, merhametin ve muhabbetin birleştirici gücüne kadar pek çok konuya değinildi.
Cuma hutbesinin ana temasında, aile bireylerinin birbirine karşı merhametli ve muhabbetle yaklaşmasının huzurun anahtarı olduğuna yer verildi. Hutbede geçen, “Anne ve baba; fedakârlığın, huzurun ve şefkatin vücut bulmuş halidir. Çocuklar; Allah’ın eşsiz emanetleri, aile yuvasının nadide çiçekleridir” cümleleri bu yaklaşımı yansıtıyor.
Ayrıca, aile fertlerinin her birinin vazgeçilmez ve değerli olduğu hatırlatılarak, dedeler ve ninelerin geçmişten geleceğe köprü kuran ulu çınarlar olduğu belirtildi. Bu yönüyle hutbe, aile bağlarını kuvvetlendirmeye davet eden güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
Dijital İçerikler Aile Yapısını Zedeliyor
Hutbede öne çıkan bir diğer önemli nokta ise günümüz dijital dünyasının aile yapısına etkileri oldu. Diyanet, dijital mecralarda yer alan bazı içeriklerin, aile kavramını değersizleştirdiğini ve bireyler arasında kopukluklara neden olduğunu vurguladı. Sapkın akımların ve batıl ideolojilerin, özgürlük adı altında gayrimeşru birliktelikleri “aile” gibi göstermeye çalıştığı ifade edilirken, bu durumun toplumun manevi dokusuna zarar verdiği kaydedildi.
Ayrıca çocukların birer külfet gibi sunulmasının, anne ve babaların yalnızlığa itilmesinin, aile yapısını zayıflattığı belirtildi. Bu tehdide karşı çözümün ise Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde ve Peygamber Efendimiz’in örnek ahlakında olduğu vurgulandı.
Cuma Hutbesi Tam Metni
AİLEDE HUZURUN KAYNAĞI: MERHAMET VE MUHABBET
Muhterem Müslümanlar!
Aile; Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği sayısız nimetlerden bir tanesidir. Aile, ruhun sekinet bulduğu; insanın insana, cânın cânâna emanet edildiği güven yurdudur. İmanın gönüllere yerleştiği, ibadetlerin hayat bulduğu; iyiliğin, adaletin, doğruluğun, sevgi ve saygının öğrenildiği bir mekteptir. Aile, insanı kötülüklerden ve günahlardan koruyan sağlam bir kaledir. Ahlaklı bir nesli yetiştiren, şahsiyet ve kimliği şekillendiren, erdemli bir toplumu oluşturan muhabbet ve merhamet ocağıdır. “İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, Allah’ın varlığının delillerindendir. Bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır” ayetinde buyrulduğu üzere aile, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellisidir.
Aziz Müminler!
Ailenin her ferdi vazgeçilmezdir, önemlidir, değerlidir. Anne ve baba; fedakârlığın, huzurun ve şefkatin vücut bulmuş halidir. Çocuklar; Allah’ın eşsiz emanetleri, aile yuvasının nadide çiçekleridir. Anne ve babanın elinde bütün insanlığın hayrına yetiştirilmesi gereken cevherlerdir. Nine ve dede ise geçmişin mirasını geleceğe taşıyan, yerleri doldurulamayan, elleri öpülesi ulu çınarlardır.
Kıymetli Müslümanlar!
Büyük emek ve umutlarla kurulan aile yuvalarımız bugün nice tehditlerle karşı karşıyadır. Sapkın akımlar ve batıl ideolojiler, aile yapısını bozmaya çalışmakta, özgürlük bahanesiyle gayr-ı meşru birliktelikler aile olarak sunulmaktadır. Ailemizin ve toplumumuzun istikbali, devletimizin bekası, millet varlığımızın teminatı olan çocuklarımız külfetmiş gibi gösterilmektedir. Anne ve babalar, nine ve dedeler ise rahatlık ve konfor gerekçe gösterilerek yalnızlığa ve ilgisizliğe mahkûm edilmektedir. Dijital mecralarda fıtratımıza uygun olmayan bir takım içerikler; bazı sinema, dizi, reklam ve televizyon programları ile aile yapımız yıkıcı etkilere maruz bırakılmaktadır. Ancak şunu bilelim ki, bütün bu olumsuzluklar karşısında asla çaresiz değiliz. Bu sorunların çözümü; Kur’an-ı Kerim’in rahmet yüklü mesajları ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek ahlakıyla yoğrulan özümüze dönüşte saklıdır.
Değerli Müminler!
Ailemizi; Rabbimizin emrettiği, Resûlullah (s.a.s)’in hayatına aktardığı şekilde kurmak, sevgi ve saygıyla korumak, şefkat ve muhabbetle yaşatmak, iyilik ve adaletle geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Dolayısıyla, “En bereketli nikâh, külfeti en az olanıdır” buyuran Allah Resûlü (s.a.s.)’in tavsiyesine uyarak aile yuvalarının kolaylıkla kurulmasına çaba gösterelim. Çocuklarımızın en mutlu zamanlarını lüks ve israfa kurban etmeyelim. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olandır. İçinizde ailesine karşı en hayırlı olan da benim” hadisini kendimize rehber edinelim. Ailemizde nezaket ve zarafeti hâkim kılalım. Göz aydınlığı çocuklarımızın çokluğunu Cenâb-ı Hakk’ın lütfettiği büyük bir nimet ve bereket kaynağı olarak görelim. “Biz insana anne babasına iyi davranmasını emrettik” ilahi hitabına itaat ederek aile büyüklerimize merhamet kanatlarımızı indirelim. Allah’ın rızasına ulaşmanın yollarından birinin de anne babanın rızasından geçtiğini unutmayalım.
Hutbemizi Kur’an-ı Kerim’de bize öğretilen şu dua ile bitirmek istiyorum: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi takva sahiplerine öncü eyle!”
31 EKİM CUMA HUTBESİ TAM METNİ PDF İNDİR-OKU LİNKİ


