Çiğ süt üreticisi zarar ediyor tartışması Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında süt sektöründe yaşanan fiyat belirsizliğini, artan üretim maliyetlerini ve ithalat verilerini ayrıntılarıyla değerlendirdi. Gürer, özellikle küçük aile işletmelerinin hızla üretimden çekildiğini, buna karşın maliyetlerin sürekli yükseldiğini ifade etti. Nisan ayında açıklanması beklenen çiğ süt fiyatının hâlâ duyurulmamasına dikkat çeken Gürer, üreticinin zararına üretim yaptığını vurguladı. Açıklamalarda yem fiyatları, süt tozu ithalatı ve sektörün genel yapısal sorunları öne çıktı.

Çiğ süt üreticisi zarar ediyor: fiyat belirsizliği derinleşiyor

CHP’li Ömer Fethi Gürer, çiğ süt üreticisi zarar ediyor ifadesinin artık sahadaki gerçekliği yansıttığını belirtti. Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan 22,22 TL’lik çiğ süt tavsiye fiyatının maliyetleri karşılamadığını söyleyen Gürer, Nisan ayında yapılacağı belirtilen güncellemenin hâlâ açıklanmamasını eleştirdi.

Gürer’e göre küçük üreticiler için 1 litre süt üretim maliyeti 28–30 TL seviyesine kadar çıkmış durumda. Buna karşılık satış fiyatının çok daha düşük kalması, üreticiyi doğrudan zarara sürüklüyor. Bu durum özellikle aile işletmelerinde sürdürülebilirliği zayıflatıyor.

Sahadan gelen bilgilere de değinen Gürer, birçok ahırın kapandığını ve üreticilerin hayvancılığı bırakmak zorunda kaldığını ifade etti. Süt üretimindeki düşüşün, uzun vadede arz güvenliğini de tehdit ettiğini söyledi.

Artan yem maliyetleri üretim yükünü ağırlaştırıyor

Çiğ süt üreticisi zarar ediyor tartışmasının merkezinde yem maliyetlerindeki artış bulunuyor. Gürer, 50 kiloluk süt yeminin kısa sürede 900 TL’den 1100 TL’nin üzerine çıktığını belirtti. Bu artışın doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığını vurguladı.

Günlük yem giderlerine ilişkin veriler de dikkat çekti. Yonca, saman, küspe ve diğer yem kalemleriyle birlikte bir ineğin günlük besleme maliyetinin yaklaşık 440 TL’ye ulaştığı ifade edildi. Şubat ayında bu rakamın 317 TL seviyesinde olduğu hatırlatıldı.

Artan girdi maliyetleri nedeniyle bazı bölgelerde patates gibi alternatif ürünlerin hayvan yemi olarak kullanılmaya başlandığı da aktarıldı. Ancak bu tür yöntemlerin verimi düşürdüğü ve uzun vadede üretim kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi.

Süt tozu ithalatı ve üretimdeki yapısal çelişki

Gürer, çiğ süt üreticisi zarar ediyor tablosunu güçlendiren bir diğer unsurun ithalat olduğunu söyledi. 2025 yılında 1159 ton süt tozu için 2 milyon 320 bin dolar ödendiğini, 2026’nın ilk iki ayında ise 228 ton ithalat yapıldığını açıkladı.

Bu tablo, iç üretim düşerken ithalatın devam ettiğini gösteriyor. Gürer’e göre bu durum, yerli üreticinin rekabet gücünü daha da zayıflatıyor. Aynı dönemde süt ürünlerinde üretim artışı görülmesi ise sektördeki dengesizliği ortaya koyuyor.

Gürer, çiğ süt üretimi düşerken peynir, yoğurt ve benzeri mamul üretimin artmasını “zincirde kırılma” olarak değerlendirdi. Üretim yapısının giderek işleme sanayisine kaydığına dikkat çekti.

Motorine İndirim Geldi Mi, Bu Gece Pompaya Kaç TL Yansıyacak? İşte Akaryakıtta ÖTV Detayı
Motorine İndirim Geldi Mi, Bu Gece Pompaya Kaç TL Yansıyacak? İşte Akaryakıtta ÖTV Detayı
İçeriği Görüntüle

Üretimden kopuş ve sektörün geleceği

Çiğ süt üreticisi zarar ediyor uyarısı, küçük üreticilerin sektörden çekilmesiyle daha da kritik hale geliyor. Gürer, artan maliyetler nedeniyle birçok işletmenin faaliyetini durdurduğunu söyledi. Büyük işletmelerin ayakta kalabildiğini ancak küçük üreticilerin ciddi baskı altında olduğunu ifade etti.

Sahadaki üreticilerin “bir ineği satıp diğer hayvanları beslemeye çalıştığını” söylediği aktarıldı. Bu durumun sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.

Gürer ayrıca, bir ineğin kesime gitmesinin gelecekteki buzağı üretimini de azalttığını belirterek, hayvancılık döngüsünün kırılma riski taşıdığını ifade etti. Üretimden kopuşun uzun vadede gıda arzını etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Muhabir: Metehan Şanlı