Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında kültür, sanat ve turizm alanlarında son yıllarda kaydedilen gelişmeleri kapsamlı verilerle paylaştı. Türkiye’nin kültürel altyapıdan sanatsal üretime, arkeolojiden kütüphanelere kadar pek çok başlıkta Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştığını vurgulayan Ersoy, özellikle kültür varlıklarının iadesi konusunda önemli bir eşiğin aşıldığını söyledi. Ersoy, “2002-2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eser ait olduğu topraklara getirildi. Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı” ifadelerini kullandı. Açıklamalar, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma ve geleceğe taşıma vizyonunun geldiği noktayı gözler önüne serdi.
Türkiye Kültür Yolu Festivali küresel bir marka oldu
Bakan Ersoy, 2021 yılında 80 mekânda ve 2 binin üzerinde sanatçıyla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin, bugün “Dünyanın En Büyük Festivali” olarak anıldığını söyledi. Festivalin ölçeği, yaygınlığı ve toplumsal etkisiyle uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü belirten Ersoy, Cumhuriyet’in 100’üncü yılıyla birlikte Avrupa Festivaller Birliği üyeliğinin de bu süreci güçlendirdiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl 8 ay boyunca 20 şehirde düzenlenen festivalde, 50 bini aşkın sanatçıyla 9 bin 600’den fazla etkinliğe imza atıldı. Ersoy, 2026 yılında festivalin 26 ile yayılacağını, 2027’de ise Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da bu coşkuya dâhil olacağını açıkladı.
Kültürel mirasta dünya sıralamasında üst basamaklar
Türkiye’nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’nde güçlü bir konuma ulaştığını hatırlatan Ersoy, 32 unsurun bu listelere kaydedildiğini ve Türkiye’nin dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke olduğunu belirtti. Ayrıca 102 ustanın “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak tescillendiğini söyleyen Ersoy, bunun kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yazma eserlerden arkeolojik kazılara kadar uzanan geniş alanda kültürel üretimin desteklendiğini ifade eden Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu envanterindeki eser sayısının 2025 itibarıyla 776 bin 700’e ulaştığını açıkladı.
Sahne sanatlarında rekor hedefler
Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi ile Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün ulaştığı rakamlar da toplantının dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Devlet Tiyatroları’nın sahne sayısının 59’a ulaştığını, 2025-2026 sezonunda bu sayının 64’e çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Ersoy, seyirci sayısında da 2,5 milyonun üzerine çıkmayı amaçladıklarını söyledi. Devlet Opera ve Balesi’nin ise 2024-2025 sezonunda bin 228 temsil ile tarihi bir başarı yakaladığını, yeni hedefin bin 350 temsil ve 775 bin seyirci olduğunu açıkladı. “Fındıkkıran” balesinin biletlerinin 45 saniyede tükenmesi ise sanatın toplumdaki karşılığını gösteren çarpıcı bir örnek olarak öne çıktı.
Sinema, diziler ve kültür diplomasisi
Sinema alanındaki destekleri stratejik bir yatırım olarak tanımlayan Ersoy, 2017’de 56 milyon lira olan destek tutarının 2025 itibarıyla 491,6 milyon liraya yükseldiğini açıkladı. Türk dizilerinin dünya genelinde 170 ülkede izlenmesi sayesinde, sinema ve dizilerin turizm tanıtımında aktif bir araç olarak kullanılacağını belirten Ersoy, mini dizi stratejisiyle Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerinin küresel ölçekte tanıtılacağını söyledi. Bu kapsamda, en az 3 kıtada ve 10 ülkede yayınlanan dizilere destek verileceği bilgisini paylaştı.
Kütüphaneler yaşayan kültür merkezlerine dönüştü
Kütüphanelerin yalnızca kitap okunan alanlar olmaktan çıkıp yaşayan kültür merkezlerine dönüştüğünü vurgulayan Ersoy, 2017’den bu yana oturma kapasitesinin yüzde 60 artarak 150 bine, kullanım alanının ise yüzde 152 büyüyerek 789 bin metrekareye ulaştığını söyledi. Rami Kütüphanesi’nin geçtiğimiz yıl 3,6 milyon ziyaretçiyi ağırladığını belirten Ersoy, burada düzenlenen etkinliklere de 819 bine yakın kişinin katıldığını açıkladı. Hedefin 2026 yılı sonunda 1 milyon metrekarelik kütüphane alanına ulaşmak olduğu ifade edildi.
13 binden fazla eser yeniden Türkiye’de
Bakan Ersoy, 2020 yılında kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı’nın kültür varlıklarının iadesinde yeni bir dönemi başlattığını söyledi. Yürütülen sistemli ve kararlı çalışmalar sayesinde son 8 yılda 9 bin 134 eserin Türkiye’ye kazandırıldığını belirten Ersoy, bunun tarihi bir başarı olduğunu vurguladı. Arkeolojide “Geleceğe Miras” vizyonu kapsamında kazıların 12 aya yayıldığını, 2025 itibarıyla 255 kazı alanında çalışmalar yürütüldüğünü ve binlerce uzmanın istihdam edildiğini de sözlerine ekledi.
Kültür sanat adaları yükseliyor
Atatürk Kültür Merkezi, CSO Ada Ankara ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nın yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Ersoy, bu merkezlerin milyonlarca sanatseveri ağırladığını söyledi. Haydarpaşa ve Sirkeci Garları’nın da kültür ve sanat adalarına dönüştürüleceğini açıklayan Ersoy, bu projelerin İstanbul’un kültürel mirasına yeni bir soluk kazandıracağını belirtti. Bakan Ersoy’un açıklamaları, Türkiye’nin kültür ve sanat alanında uzun vadeli, sürdürülebilir ve güçlü bir vizyonla yoluna devam ettiğini ortaya koydu.




