Küresel emtia piyasalarında yılın başından bu yana oldukça hareketli günler geçiren sarı metal, yatırımcıların kâr realizasyonu hamlelerinin ardından ciddi bir gerileme dönemine girdi. Geride bıraktığımız ocak ayında ons başına 5 bin 595 doları test ederek kırılması zor bir rekora imza atan altın, kasım ayının başlamasıyla birlikte derin bir düşüş trendine oturdu. 1 Kasım 2026 tarihli güncel verilere bakıldığında, uluslararası piyasalarda ons altın 3.875,62 dolardan işlem görürken, iç piyasadaki yansıması olan gram altının satış etiketi 6.222,90 lira seviyesinde dengelendi.

ALTIN FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR?

Finans piyasalarındaki bu keskin aşağı yönlü grafiği katıldığı bir televizyon yayınında değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Elif Kaya, yaşanan tabloyu olağan bir piyasa döngüsü olarak nitelendirdi. Böylesine hızlı tırmanışların ardından gelen sert düzeltme hareketlerinin ekonomi dünyasında beklenen bir durum olduğuna dikkat çeken uzman akademisyen, mevcut fiyat baskısının temelinde acil nakit ihtiyaçlarının ve yatırımcıların kârlarını cebe koyma isteğinin yattığını vurguladı. Elbette piyasadaki dalgalanmalar sadece yatırımcı refleksiyle sınırlı kalmıyor; ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yürüttüğü faiz kararları ile küresel ölçekteki jeopolitik gerilimler de fiyatlamalarda doğrudan rol oynuyor.

MERKEZ BANKALARININ KRİTİK REZERV HAMLESİ

Dr. Kaya'nın analizlerine göre, fiyatların yılın başında yaşadığı o büyük patlamanın ardında yatan asıl itici güç devletlerin rezerv stratejileriydi. Özellikle 2022 senesinden itibaren dünya genelindeki merkez bankalarının kasalarını altınla doldurma politikası piyasayı domine etmişti. Rusya'ya ait uluslararası varlıkların küresel sistemde dondurulması, diğer ülkelerde rezervleri acilen çeşitlendirme paniği yarattı ve dövize alternatif olarak altına olan kurumsal talebi zirveye taşıdı.

Altın sahiplerine kötü haber: Gram altın fiyatları yere çakıldı
Altın sahiplerine kötü haber: Gram altın fiyatları yere çakıldı
İçeriği Görüntüle

YENİDEN 5 BİN DOLAR HEDEFİ MÜMKÜN MÜ?

Mevcut düşüş ivmesine rağmen, finans kulislerinde 2027 yılının ilk üç aylık periyoduna dair iddialı senaryolar konuşulmaya devam ediyor. Ons fiyatının tekrar 5 bin dolar eşiğine dayanması beklentisi mevcut, ancak bu hedef kesin bir teknik analizden ziyade, küresel jeopolitiğin ve makroekonominin evrileceği yöne bağlanıyor.

Bu iyimser senaryonun hayata geçmesi için birkaç farklı cephede aynı anda değişim yaşanması şart. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi dengelerin ara seçimlerle birlikte yön değiştirmesi, devam eden sıcak savaşların diplomatik masalarda son bulması en kritik beklentiler arasında yer alıyor. Enerji tarafında petrol fiyatlarının ucuzlamasıyla küresel enflasyon ateşinin düşmesi, ardından Fed'in piyasaları rahatlatacak faiz indirimlerine başlaması durumunda yatırımcının rotasını yeniden güvenli liman olan altına kırması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi