İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması, aile fertlerine kadar uzandı. İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu, “rüşvet ve suç gelirlerini aklama” suçlamaları kapsamında şüpheli sıfatıyla emniyette ifade verdi.
Özellikle Selim İmamoğlu’nun Hırvatistan’da kurduğu şirkete gönderilen yüklü para transferleri, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarıyla birlikte soruşturmanın odak noktalarından biri haline geldi.
Hırvatistan’daki şirkete yüklü para transferi
Emniyet ifadesine göre Selim İmamoğlu’nun sahibi olduğu TECTUM INVESTMENT D.O.O. adlı Hırvatistan merkezli şirkete, 2023 ve 2024 yıllarında toplamda 637 bin 106 Euro tutarında para transferi yapıldığı ortaya kondu.
İmamoğlu, bu tutarın iddia edildiği gibi 637 bin Euro değil, 388 bin Euro olduğunu belirterek, kalan miktarın kendisine ait olmadığını savundu. Kaynağın, annesi Dilek Kaya İmamoğlu ve dedesi Hasan İmamoğlu tarafından sağlandığını ifade eden Selim İmamoğlu, söz konusu girişimin uluslararası bir yatırım amacı taşıdığını vurguladı.
“Dedem 40 yıllık tüccar, annem de yıllarca birikim yaptı. Onların desteğiyle Hırvatistan’da şirket kurdum”
diyen İmamoğlu, para hareketlerinin belgelenebilir olduğunu ve hukuka aykırı hiçbir unsur taşımadığını dile getirdi.
MASAK ve savcılık bulguları: Aklama şüphesi
İfade tutanağında yer alan MASAK raporuna göre, gönderilen paraların suç gelirlerinin aklanması şüphesini doğurduğu belirtildi. Raporda, Dilek Kaya İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu’ndan gelen paraların Selim İmamoğlu’nun yurtdışındaki hesabına aktarıldığı, bu hareketlerin “aklama suçunun” delili olabileceği değerlendirildi.
Emniyet sorgusunda Selim İmamoğlu’na MASAK’ın bu tespitleri sorulduğunda, suçlamaları reddederek şunları söyledi:
“İnşaatçı bir ailenin 3. kuşağıyım. Uluslararası vizyonumuzu geliştirmek amacıyla bu yatırımı yaptım. Tüm işlemler şeffaf şekilde yapılmıştır.”
“Kendimi bilime adamış bir Türk genciyim”
Selim İmamoğlu, ifadesinin sonunda kişisel profiline dair de dikkat çeken ifadeler kullandı.
“İstanbul Teknik Üniversitesi’nde kuantum teknolojileri üzerine yüksek lisans yapıyorum. İyi eğitim aldım, ailem ticaretle uğraşır. Bu yatırım benim hakkımdır.”
Ayrıca, “bu paraların suç geliri olduğu iddiasını kabul etmiyorum” diyen İmamoğlu, aile geleneğiyle büyüyen bir yatırım sürecinin kriminalize edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Soruşturma süreci nasıl işleyecek?
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan sürecin, aile üyeleri üzerinden derinleştiği görülüyor. Emniyet ve savcılık kaynakları, para hareketlerinin detaylı biçimde inceleneceğini, her transferin kaynağına ve kullanım amacına dair delillerin toplanacağını belirtiyor.
PFDK sevklerinden farklı olarak bu soruşturma, yalnızca sportif ya da idari değil; cezai sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Aile bireylerinin ifadeleri, dava sürecinin nasıl şekilleneceğini belirleyecek önemli unsurlar arasında yer alıyor.




