Özel Çerkes Müzesi’nin tanıtım programında kürsüye çıkan Veysel Köroğlu, Çerkes toplumunun bu vatan için verdiği mücadeleye ve Türk milletiyle olan kopmaz bağlarına dikkat çekti. Konuşmasında duygusal tonlar hakimken, müzenin sadece bir sergi alanı değil, bir hafıza merkezi olduğu mesajını verdi.
"Acımız da Geleceğimiz de Bir"
Köroğlu, Anadolu topraklarının her renginin ortak bir kader birliği içerisinde olduğunu ifade ederek şu sözleri kaydetti:
"Gerektiğinde bu ülke için, bu bayrak için kanlarını akıttılar, canlarını verdiler. Biz biliyoruz ki bu topraklar üzerindeki acılar da ortaktır, sevinçler de ortaktır. Ama biz yine biliyoruz ki kaderimizle geleceğimiz de ortaktır."
Eşyaların Dili: Sessiz Şahitler
Müzede yer alan ve sürgün döneminden kalan eşyaların manevi derinliğine değinen Köroğlu, bu eserlerin sadece bir trajediyi değil, aynı zamanda bir toplumun ayağa kalkış hikâyesini anlattığını belirtti: "Bugün açılan bu müzede sergilenen eserler, eşyalar sadece bir göçü, sürgünü anlatmıyor. Bunlar aynı zamanda sabrı, direnişi, kardeşliği, asaleti ve yeniden ayağa kalkışın sessiz şahitleridir."
Türkiye: Mazlumun Sığınağı
Türk tarihinin en önemli özelliğinin "yardımseverlik" ve "kardeşlik" olduğunu vurgulayan Köroğlu, Çerkeslerin Anadolu'ya gelişiyle başlayan bu güçlü bağın tarihteki eşsiz yerini hatırlattı. Türk milletinin sadece meydanlarda değil, şefkatli elleriyle de tarihe yön verdiğini ifade etti.