Derinceli ustanın ünü Türkiye sınırlarını aştı. Yurt içi ve yurt dışından sipariş yağmuruna tutulan Ender Usta, "Türk insanının neler yapabileceğini dünyaya göstermeden ölmeyeceğim" diyerek gençlere rol model oluyor. İşte tarihe ışık saçan o hayranlık uyandırıcı hikayenin detayları...
Babasının Yadgârı Kömürlüğü "Lojistik Üs" Yaptı
Evli ve 2 çocuk babası olan Ender Samsa’nın metal ve makine tutkusu, kendisi gibi emekli bir makine mühendisi olan rahmetli babası Gültekin Samsa’dan miras kaldı. Babasının 20 yıl önce evlerinin altındaki kömürlüğü küçük bir tamirhaneye çevirmesiyle metal dünyasıyla tanışan Samsa, 4 yıl önce emekli olmasının ardından burayı tamamen bir sanat merkezine dönüştürdü.
Piyasada, hatta koca sanayi sitelerinde dahi bulunamayan nadir antika parçaların restorasyonunu ve üretimini bu 12 metrekarelik alanda yapan Ender Usta, geçmişin estetiğini geleceğe taşıyor.
Çanakkale Cephesi'nin Işığı: 82 Bar Basınca Dayanıklı Tank!
Ender Samsa’nın atölyesinde ham pirinç ve bakır boruları işleyerek ortaya çıkardığı en dikkat çekici ürün, 1800’lü yılların efsane aydınlatma aracı olan karpit lambaları oldu. Elektriğin olmadığı dönemlerde madenlerde, ilk otomobillerde ve Çanakkale Savaşı'nda siperlerde kullanılan bu lamba, kalsiyum karbür (karpit) taşının suyla birleşmesi sonucu açığa çıkan asetilen gazıyla çalışıyor.
Asetilen gazının ürettiği yüksek ısı ve basınç nedeniyle işin içine mühendislik dehasını katan Samsa, ürettiği lamba tanklarını tam 82 bar basınca dayanıklı olacak şekilde özel olarak hesaplayıp tasarlıyor.
"Atalarımızın Çektiği Zorlukları Yeni Nesil Bilmeli" Yaptığı işin sadece bir ticaret değil, bir kültür aktarımı olduğunu belirten Samsa: "Bu lambalar iki sene sonra eskiyip atacağınız şarjlı ürünlere benzemez. Doğada kalsiyum karbür taşı çok, suyu da Allah vermiş. Atalarımız Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale'de bu lambalardan çok istifade etti. Onların çektiği zorlukları yeni nesillere öğretmek için bu geleneği sürdürüyorum" dedi.
12 Metrekareden Dünyaya Uzanan El Emeği Portfolyosu
Ender Usta'nın daracık atölyesinde sadece karpit lambası değil, antika meraklılarının rüyalarını süsleyen pek çok özel tasarım ürün de hayat buluyor:
Pirinç Çakmaklar: Tamamen el işçiliğiyle sıfırdan üretilen dayanıklı pirinç çakmak tasarımları.
Özel Pirinç Pipolar: Meraklıları için özel geometrik hesaplarla dökülen pirinç pipolar.
Suya ve Darbeye Dayanıklı Kaplar: Değerli eşyaları saklamak için yüksek korumalı özel pirinç tüpler.
Mikro El İşçiliği: Yakın zamanda 1,5 metrelik maket bir gemi için tamamen el işçiliğiyle üretilen mikro pirinç çapa.
"Bunu Başarmadan Ölmeyeceğim!"
En büyük hedefinin Türk insanının üretim kabiliyetini dünyaya kanıtlamak ve arkasında üretmeye meraklı bir nesil bırakmak olduğunu söyleyen Ender Samsa, iddiasını şu sözlerle ortaya koyuyor:
"Yüzyıllardır hep yabancı milletlerin ürettiği eşyaları kullandık. En fazla o ürünleri tamir ettik ya da yedek parça yaptık. Neden bizim ürettiğimiz orijinal bir ürünü dünya tanımasın? Türk insanının istediği zaman neler yapabileceğini dünyaya göstermek istiyorum ve bunu başaracağım. Bunu başarmadan ölmeyeceğim. Bu konuda çok iddialıyım. Tek isteğim gençlerimizin de bu tip zanaatlara özenmesi ve bu küçük atölyeden büyük hedeflere yürümesi."
Ender Samsa, babasından devraldığı bu bayrağı gelecekte kendi oğlunun da yaşatacağına inanarak, kısıtlı imkanlarla dünya çapında işler yapılabileceğini tüm Kocaeli'ye ve Türkiye'ye göstermeye devam ediyor.

