Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Antalya'da partisinin Kepez İlçe Başkanlığı açılışı kapsamında Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomik sorunlar, fon sahtekârlığı iddiaları, PKK'nın silah bırakma süreci, Abdullah Öcalan'ın konumu ve Türkiye'nin dış politikası hakkında konuşan Özdağ, dikkat çeken açıklamalara imza attı. Özdağ'ın özellikle terörle mücadele sürecine yönelik sözleri öne çıktı.
“FON SAHTEKÂRLIĞINDA BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMINI GÖRDÜK”
Türkiye'de gündeme gelen fon sahtekârlığı iddialarını değerlendiren Ümit Özdağ, olayın boyutlarının henüz tam olarak ortaya çıkmadığını savundu.
Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Bir taraftan yaşanan fon sahtekârlığının boyutları dalga dalga ortaya çıkmaya devam ediyor. Hâlâ buzdağının suyun üstündeki bölümünü gördüğümüzü düşünüyoruz ve gerçek büyüklük suyun altında panik içerisinde varlığını sürdürmeye çalışıyor.”
Zafer Partisi olarak konuyla ilgili hukuki süreci ve yapılan açıklamaları yakından takip ettiklerini belirten Özdağ, gelişmeleri izlemeye devam edeceklerini söyledi.
“PKK VE YPG SİLAH BIRAKMADI”
Terörle mücadele ve silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, PKK'nın tamamen silah bıraktığı yönündeki açıklamalara karşı çıktı.
Özdağ, “PKK silah bırakmadı. YPG silah bırakmadı” ifadelerini kullanarak örgüt mensuplarının bölgedeki hareketliliğine ilişkin iddialar dile getirdi.
PKK'nın Suriye ve Irak'taki bazı unsurlarının İran'a geçtiğini öne süren Özdağ, İran'da yeni bir çatışma ortamı oluşturulmaya çalışıldığını iddia etti.
Ayrıca Türkiye'nin üç sınır ilinde bazı örgüt mensuplarının görüldüğüne yönelik duyumlar aldıklarını belirtti. Özdağ'ın bu iddialarına ilişkin bağımsız doğrulama bulunmuyor.
“ARTIK ÖCALAN MAHKÛM DEĞİL, KOMİSYON ÜYESİ”
Abdullah Öcalan'ın süreçteki konumunu da eleştiren Özdağ, İmralı'daki koşulları ve siyasi süreçte üstlendiğini ileri sürdüğü rolü gündeme getirdi.
Özdağ, “Bir kişi aynı zamanda hem komisyon üyesi hem mahkûm olamaz” diyerek Öcalan'ın fiilen farklı bir statüde değerlendirildiğini savundu.
Öcalan'ın DEM Parti'nin aday belirleme süreçlerine yönelik talimat verdiğini de iddia eden Özdağ, bu yöndeki gelişmelere karşı olduklarını ifade etti.
Özdağ'ın Öcalan'ın hukuki statüsünün değiştiği, kendisine villa tahsis edildiği ve komisyon üyesi olduğu yönündeki sözleri, konuşmasında dile getirdiği siyasi iddialar niteliğinde. Bunları doğrulayan resmi bir karar sunulmadı.
KORUCULARIN SİLAHLARININ ALINMASI İDDİASINA TEPKİ
Güvenlik korucularına ilişkin talepler bulunduğunu öne süren Özdağ, koruculuk sisteminin kaldırılmasına karşı olduklarını söyledi.
Korucuların yıllardır terörle mücadelede görev yaptığını belirten Özdağ, bu kişilerin güvenliklerinin tehlikeye atılmaması gerektiğini savundu.
Özdağ ayrıca bazı örgüt mensuplarının mezarlarının bulunduğu alanlarda özel mezarlıklar oluşturulmasının talep edildiğini ileri sürdü. Söz konusu iddialar bağımsız olarak doğrulanmış değil.
SUUDİ ARABİSTAN'A ASKER GÖNDERİLMESİ İDDİASINI ELEŞTİRDİ
Türkiye'nin Suudi Arabistan'a asker göndermeye hazırlandığını iddia eden Özdağ, böyle bir adımın yanlış olacağını savundu.
Türk askerinin Yemen'deki Husilere karşı yürütülen çatışmalara dahil edilmesine karşı çıkan Özdağ, hükümetin terörle mücadele ve dış politika yaklaşımını eleştirdi.
Asker gönderme hazırlığına ilişkin iddia ise resmi makamlarca doğrulanmış değil.
DEM PARTİ VE SORUŞTURMALAR ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ
Konuşmasında DEM Parti'li Sezai Temelli'nin açıklamalarını da eleştiren Özdağ, söz konusu ifadelerin halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiğini savundu.
Zafer Partisi Düzce İl Başkanı hakkında bir pankart nedeniyle soruşturma başlatıldığını belirten Özdağ, benzer konularda farklı hukuki uygulamalar bulunduğunu ileri sürdü.
Özdağ, terörle mücadele konusundaki tutumlarını sürdüreceklerini ifade ederek konuşmasını tamamladı.





