Türk sanat müziğinin en saygın isimlerinden, “hocaların hocası” unvanıyla anılan müzik eğitimcisi Süheyla Altmışdört, 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Bir asrı geçen ömrünü, yetiştirdiği binlerce öğrencisine adayan hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine ve sanat camiamıza sabır dileriz” denildi.

Trabzon’da 1926 yılında doğan Altmışdört, Türk müziği sahnesine yalnızca ses değil, aynı zamanda derin bir eğitim geleneği kazandırdı. Onlarca yıl süren eğitmenliği boyunca hem klasik Türk müziği hem de halk müziği alanında önemli çalışmalara imza attı. Özellikle İstanbul Üniversitesi Klasik Türk Müziği Korosu’nun başında geçirdiği 42 yıl, onun en verimli ve etkili dönemlerinden biri olarak anılıyor.

İstanbul’dan Türkiye’ye yayılan bir müzik seferberliği

Süheyla Altmışdört’ün müzik yolculuğu, 1948 yılında İstanbul’a gelişiyle hız kazandı. 1954’te İstanbul Belediye Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü’nden mezun olduğunda, dönemin önde gelen müzisyenleriyle çalışmıştı: Münir Nurettin Selçuk, Mesud Cemil, Şefik Gürmeriç gibi ustalardan aldığı eğitim, onun sonraki kuşaklara aktaracağı temel oldu.

Eğitmenlik serüveni ise yalnızca bir şehirle sınırlı kalmadı. Türkiye’nin dört bir yanında konservatuvar yapılanmalarında görev aldı, meşk geleneğini yeniden canlandırdı. Müzikte usta-çırak ilişkisini esas alan anlayışı, onun eğitmenlik yaklaşımının merkezindeydi.

Yevmiye 5 Bin TL Ama Sektör Kan Ağlıyor! Hayvansal Gübrede İş Gücü Çıkmazı
Yevmiye 5 Bin TL Ama Sektör Kan Ağlıyor! Hayvansal Gübrede İş Gücü Çıkmazı
İçeriği Görüntüle

İstanbul Üniversitesi Korosu ile unutulmaz bir miras

1963 yılında İstanbul Üniversitesi Klasik Türk Müziği Korosu’nun şefliğini üstlenen Altmışdört, bu görevde tam 42 yıl kaldı. Sadece müzikal anlamda değil, aynı zamanda öğrencileriyle kurduğu bağ açısından da örnek gösterildi. Korosuyla birlikte Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde konserler verdi, Türk müziğini üniversite çatısı altında daha sistemli bir yapıya kavuşturdu.

Uzun yıllar boyunca İstanbul Radyosu’nda da sahne aldı. 2005 yılında görevi Elif Ahıs’a devrederek sahneden çekildi ama öğrencilerinin sesinde yaşamaya devam etti.

Bülent Ersoy’dan Ahmet Özhan’a uzanan güçlü bir iz

Süheyla Altmışdört’ün öğrencileri arasında Türk müziğinin yıldız isimleri yer alıyor: Bülent Ersoy, Ahmet Özhan, Coşkun Sabah... Onun yetiştirdiği sanatçılar, yalnızca sesleriyle değil, aynı zamanda müziğe bakış açılarıyla da Altmışdört’ün izlerini taşıyor.

Türk sanat müziğinde koro geleneği, meşk usulü eğitim ve usta-çırak anlayışı denince akla ilk gelen isimlerden biri artık aramızda değil. Ancak bıraktığı kültürel miras, hem kurumlar hem de öğrencileri aracılığıyla yaşamaya devam edecek.

Soyadının ardındaki tarihi hikâye

Altmışdört, 2023 yılında Hürriyet’e verdiği röportajda sıkça sorulan soyadıyla ilgili ilginç bir anekdot paylaşmıştı. Osmanlı döneminde dedelerinin 64. Yeniçeri Ocağı’nın ağası olduğunu, bu yüzden “Altmışdörtzadeler” olarak anıldıklarını anlatmıştı. Zaman içinde “zade” ve “oğulları” ifadeleri düşmüş, geriye sadece “Altmışdört” kalmıştı. Bu detay bile onun geçmişle kurduğu derin bağın bir yansımasıydı.

Kaynak: Haber Merkezi