Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), toplumsal sağlığın ve nüfus hareketlerinin en önemli göstergelerinden biri olan 2025 yılı ölüm istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi verilere göre; geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türkiye'deki en yaygın ölüm nedeni "dolaşım sistemi hastalıkları" oldu. Ülke genelinde kayıtlara geçen her 3 ölümden neredeyse birinin (yüzde 34,7) kalp ve damar hastalıkları sebebiyle yaşanması, durumun vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kovid aşıları kalp krizi riskini artırıyor mu azaltıyor mu? Şaşırtan açıklama geldi!
Kovid aşıları kalp krizi riskini artırıyor mu azaltıyor mu? Şaşırtan açıklama geldi!
İçeriği Görüntüle

"Bu Veriler Karamsarlık Değil, Harekete Geçme Çağrısıdır"

TÜİK’in çarpıcı verilerini değerlendiren Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu tablonun arkasında yatan temel nedenleri tek tek sıraladı. Yaşlanan nüfusun yanı sıra hipertansiyon, diyabet, obezite, yüksek kolesterol, sigara kullanımı ve hareketsiz yaşam tarzının hâlâ çok ciddi birer halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Koylan, şunları ifade etti:

"Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin bu kadar yüksek seyretmesinin temelinde değiştirilebilir risk faktörlerinin toplumda çok yaygın olması yatıyor. Ancak bu veriler bizde karamsarlık yaratmamalı, aksine harekete geçmeye teşvik etmeli. Çünkü dünyaca ünlü Cleveland Clinic’in verileri kalp hastalıklarının yaklaşık yüzde 90'ının, Amerikan Kalp Derneği ise inmelerin (felç) yüzde 80'e varan bölümünün sadece sağlıklı yaşam tarzı ve risk faktörlerinin etkin kontrolüyle önlenebildiğini ortaya koyuyor."

A S M Nevrez Koylan Gorseli


40 Yaşından Sonra Sinyal Beklemeyin!

Hastalıkların kapıyı çalmasını beklemeden koruyucu hekimlik uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Nevrez Koylan, özellikle 40 yaşını doldurmuş vatandaşlara hayati bir çağrıda bulundu. 40 yaşından sonra hiçbir şikayeti veya ağrısı olmasa bile herkesin mutlaka kapsamlı bir kardiyovasküler risk değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirten Koylan; düzenli tansiyon ölçümü, açlık kan şekeri (HbA1c), lipid profili (özellikle LDL kolesterol), bel çevresi ölçümü ve aile öyküsü sorgulamasının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Düzenli kontrollerin kalp krizi ve felç gibi ölümcül riskleri erkenden saptayarak hayat kurtaracağı ifade edildi.

Kaynak: Haber Merkezi