Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’te Toprak Mahsulleri Ofisi silolarında meydana gelen ve iki kişinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin davada kritik bir gelişme yaşandı. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8. duruşmasında, tarafların itirazları üzerine dosyaya yeni bir bilirkişi raporu alınmasına hükmedildi. Mahkemenin bu kararı, olayda kusurun kimde olduğu ve sorumluluk zincirinin nasıl şekillendiği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
TMO siloları patlaması davasında kusur tartışması derinleşiyor
Patlamada hayatını kaybeden Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu, duruşmada yaptığı açıklamada sanıkların sorumluluğuna dikkat çekti. Yaklaşık üç yıldır adalet beklediklerini ifade eden Dayıoğlu, özellikle yöneticilerin gerekli önlemleri almadığını öne sürdü. Çalışma sırasında tehlikelerin bilindiğini ancak buna rağmen faaliyetlerin durdurulmadığını savundu.
Dayıoğlu’nun ifadeleri, davadaki en kritik tartışma başlıklarından birini yeniden gündeme taşıdı: iş güvenliği ihlalleri. İddiaya göre, silo içerisinde biriken toz ve kırıntılar temizlenmeden faaliyetler sürdürüldü ve bu durum patlamanın zeminini hazırladı. Ayrıca otomatik sistemlerin manuel olarak devreye alınmasının riskleri artırdığı ileri sürüldü. Bu iddialar, teknik ihmaller ile yönetimsel sorumluluk arasındaki sınırın netleşmesini zorlaştırıyor.
Sanıklar sorumluluğu reddetti, ihmal iddialarına karşı çıktı
Duruşmada söz alan sanıklar ise suçlamaları kabul etmedi. Müdür yardımcısı Kemal Ö., bakım ve denetim süreçlerinin eksiksiz yürütüldüğünü savunarak, gerekli tüm risk bildirimlerinin üst makamlara iletildiğini ifade etti. Sistemdeki bakım çalışmalarının patlamadan kısa süre önce tamamlandığını belirten sanık, olayın personel hatasından kaynaklandığını öne sürdü.
Başmüdür Kenan D. ise yetki ve bütçe sınırlamalarına dikkat çekti. Eksikliklerin raporlandığını ancak gerekli ödeneklerin sağlanmadığını dile getirdi. Şef vekili Bahri B. de benzer şekilde görev tanımının sınırlı olduğunu ve verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini belirtti. Sanıkların ortak savunması, sorumluluğun bireysel değil sistemsel olduğu yönünde şekillendi.
Yeni bilirkişi raporu davanın seyrini değiştirebilir
Mahkeme heyeti, soruşturma aşamasında hazırlanan bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alarak dosyada yeni bir teknik inceleme yapılmasına karar verdi. Bu kapsamda oluşturulacak bilirkişi heyeti, olayda kusuru bulunan kişi ya da kurumları yeniden değerlendirecek.
Yeni raporun şu başlıklara netlik getirmesi bekleniyor:
Sorumlu kişi veya kurumların kimler olduğu
Kusur oranlarının yeniden belirlenmesi
Olası yeni sorumluların tespiti
Önceki bilirkişi raporlarının doğruluğunun incelenmesi
Bu karar, davanın yönünü önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle teknik detayların yeniden analiz edilmesi, hem sanıklar hem de mağdur taraf açısından belirleyici olacak.
İş yükü, güvenlik ve denetim eksikliği iddiaları öne çıkıyor
Duruşma sonrası açıklama yapan Arif Dayıoğlu, olayın açık olduğunu savunarak yeni bilirkişi kararını eleştirdi. Aynı anda birden fazla işlemin yürütüldüğünü belirten Dayıoğlu, iş yoğunluğunun kontrolsüz şekilde arttığını ifade etti.
Dayıoğlu’nun açıklamasına göre olay günü:
Aynı anda gemi boşaltma işlemi yapıldı
Silo içinde ürün alımı sürdü
Dışarıya sevkiyat gerçekleştirildi
Üst bölgede kaynak gibi ateşli çalışmalar yapıldı
Bu yoğunluk içerisinde yetersiz personelle çalışıldığını öne süren Dayıoğlu, “Normalde 15 kişinin yapması gereken işi 3 kişi yapmaya çalıştı” diyerek ihmaller zincirine dikkat çekti. İlk patlamanın ateşli çalışmadan kaynaklandığı, ikinci ve daha büyük patlamanın ise biriken toz nedeniyle meydana geldiği iddiası da dosyada öne çıkan teknik değerlendirmeler arasında yer alıyor.
Mahkeme, sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verirken, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Yeni bilirkişi raporunun hazırlanmasının ardından davada daha net bir tablo ortaya çıkması bekleniyor.




