CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe yaşanan ağır tablonun giderek derinleştiğini belirterek özellikle küçük aile tipi işletmelerin birer birer üretimden çekildiğini söyledi. Gürer, yem fiyatlarından düşen destekleme kalemlerine, TARSİM zorunluluğundan şap salgını nedeniyle oluşan kayıplara kadar tüm sorunları tek tek sıraladı.

Gürer, “Besiciler yem maliyetlerinin yükselmesinden şikâyetçi. Küçük aile tipi işletmeler ise bir litre süt satıp bir buçuk kilo yem alamadıkları için hayvanlarını satmak zorunda kalıyor. Bu durum üretimin sürdürülebilirliğini ortadan kaldırıyor,” dedi.

SGK borcu olan emeklilere kötü haber! Kesintiler başladı
SGK borcu olan emeklilere kötü haber! Kesintiler başladı
İçeriği Görüntüle

DESTEKLER DÜŞTÜ, ZORUNLU SİGORTA TEPKİ ÇEKTİ

Yeni destekleme modelinin üreticiye katkı sağlamaktan çok yük getirdiğini belirten Gürer, çiğ sütten destek alınabilmesi için işletmelerle sözleşme imzalanması ve TARSİM poliçesinin zorunlu hâle getirilmesinin üreticiyi bunalttığını ifade etti.

“Zaten zor durumda olan üreticiler, destek alabilmek uğruna sigorta poliçesi yaptırmaya mecbur bırakılıyor. Geçmiş yıllarda litre başına 1 TL’ye kadar çıkan süt desteklemesi, 2025 yılında uygulamaya giren yeni modelle 20 kuruşa kadar düşüyor,” diye konuştu.

Poliçe süresi dolan üreticilerin destek alamamasının kırgınlığa yol açtığını kaydeden Gürer, “Bu durum üreticiyi birliklere, kooperatiflere ve devlete karşı kırgın hâle getiriyor. Aidatını sorguluyor, hatta istifa ediyor,” dedi.

ŞAP SALGINI TEMİNATSIZ BIRAKTI

Bu yıl ülke genelinde yaşanan ciddi şap salgınının büyük kayıplara neden olduğunu vurgulayan Gürer, sigorta sisteminin bu durumu karşılamamasının üreticiyi daha da çıkmaza ittiğini ifade etti.

“Doğal afetler, grev, terör, kargaşa gibi geniş kapsamlı konular poliçe kapsamında ama üreticiyi doğrudan etkileyen şap hastalığı kapsam dışı. Bu nasıl bir mantıktır?” diye sordu.

Gürer, üreticinin süt desteklemesi için ödediği poliçe masraflarının karşılanmamasını ise “Attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmiyor. Üretici bu yüzden destekten kaçıyor,” sözleriyle değerlendirdi.

“DELİ DUMRUL DÜZENİ” TEPKİSİ

TARSİM’in zorunlu hâle getirilmesine sert çıkan Gürer, “Üreticinin üzerinde adeta Deli Dumrul’un köprüsünden geçenden beş, geçmeyenden on akçe alan sistemin bir benzeri kurulmuş. Bu zorunluluk olmaz. Sigorta yaptırmak isteyen üreticiye ek destek verilerek teşvik edilir; destek almak için mecbur bırakılmaz,” ifadelerini kullandı.

ARTAN MALİYETLER ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR

Yem başta olmak üzere ahır giderleri, veteriner masrafları, aşı ücretleri ve beklenmeyen hastalıklarda yaşanan kayıpların üreticiyi hayvancılıktan uzaklaştırdığını belirten Gürer, “Hayvancılık zor bir iştir, 24 saat emek ister. Çiftçi destek beklerken köstek olan bir siyasi iktidar ile karşı karşıyadır. Bu durum üreticinin hayvancılığı sürdürme arzusunu kırmaktadır,” dedi.

DESTEKLERE ERİŞİM KOLAYLAŞMALI

Gürer, süt ve hayvancılık üreticisinin desteklere doğrudan ve kolay şekilde ulaşması gerektiğini vurgulayarak TARSİM’in de üreticinin her zararında yanında olacak şekilde revize edilmesi gerektiğini söyledi. Aksi takdirde çiğ süt krizinin daha da büyüyeceği uyarısında bulundu.

“Bugün süt tozu ithal eden bir ülkeyiz. Küçük aile tipi işletmeler çökerse bu tablo daha da ağırlaşır,” diyen Gürer, özellikle sütü sağar sağmaz aracılara vermek zorunda kalan küçük üreticilerin korumasız bırakıldığını ifade etti.

“KÜÇÜK İŞLETMELER ÜRETİMİN TEMİNATIDIR”

Gürer açıklamasını, “Küçük aile tipi işletmeler hem üretimin devamı hem de kırsalın yaşaması için şarttır. Bu işletmeler aracılık sistemiyle baskılanmakta, ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kalmaktadır. Raf fiyatları ise katlanarak artıyor. Üretimin sürdürülebilmesi doğru, adil ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir,” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi