Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından “Romanların ve Hatıratların İzinde” temasıyla düzenlenen Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı, ilk gününde İngiliz tarih yazarı Roger Crowley’i ağırladı.
İstanbul’un fethi ve Akdeniz tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Crowley, Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda düzenlenen “Geçmişi anlatmak: Tarih nerede biter, hikâye nerede başlar?” başlıklı söyleşide okurlarla bir araya geldi.
“BURADA GÜZEL BİR ENERJİ VAR”
Kocaeli Kitap Fuarı’nın atmosferine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Crowley, farklı ülkelerde katıldığı kitap fuarlarıyla karşılaştırdığında Kocaeli’de dinamik bir ortam gördüğünü söyledi.
Türk tarihi üzerine eserler kaleme alan yabancı bir yazar olarak Türkiye’de bulunmanın kendisi için heyecan verici olduğunu belirten Crowley, “Burada güzel bir enerji var” ifadelerini kullandı.
“TARİH BİZİ BİZ YAPAN ŞEYDİR”
Nazlı Berivan Ak’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşide tarihin toplumların kimliğinin oluşumundaki yerine değinen Crowley, geçmişten aktarılan anlatıların kuşaklar üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Crowley, “Tarih dediğimiz şey ulus bilincini yaratmak demektir. Anlatılan her şey DNA’nıza işler. Tarih dediğimiz şey bizi biz yapan şeydir” dedi.
Tarihi anlamanın yalnızca savaşlar ve siyasi gelişmeler üzerinden mümkün olmadığını ifade eden Crowley, geçmişte yaşayan insanların bıraktığı izlerin de tarih anlatısının önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
İSTANBUL, CROWLEY’NİN TARİH YOLCULUĞUNU DEĞİŞTİRDİ
İngiliz edebiyatı mezunu olduğunu hatırlatan Crowley, klasik anlamda bir tarih eğitimi almadığını söyledi.
“Aslında eğitimli bir tarihçi değilim. İngiliz edebiyatı mezunuyum. Yıllarımı tarih yazarlığına verdim” diyen Crowley, tarih kitaplarını yalnızca akademik çevrelere değil, geniş bir okur kitlesine ulaştırmayı amaçladığını anlattı.
İstanbul’a ilk gelişinde şehirden etkilendiğini belirten Crowley’nin 1453’e yönelik ilgisi zamanla Osmanlı, Bizans, Venedik, Portekiz ve Akdeniz tarihini kapsayan geniş bir araştırma alanına dönüştü.
“BEN HİKÂYE UYDURMAM”
Tarih yazarlığında kaynaklara bağlılığın önemine dikkat çeken Crowley, tarih ile hikâye anlatıcılığı arasındaki sınırın korunması gerektiğini söyledi.
“Ben hikâye uydurmam. Hikâye uydurulmasına da izin vermem” ifadelerini kullanan Crowley, hikâye anlatımının tarihi daha canlı hale getirebileceğini ancak gerçeğin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.
İSTANBUL’UN FETHİNİ İKİ İSİM ÜZERİNDEN ANLATTI
Crowley, İstanbul’un fethini değerlendirirken Fatih Sultan Mehmet ve XI. Konstantinos’a dikkat çekti.
1453’ün yalnızca askeri bir mücadeleden ibaret olmadığını belirten İngiliz yazar, fethi farklı dünyaların karşı karşıya geldiği önemli bir tarihsel kırılma olarak değerlendirdi. Crowley, Akdeniz tarihinin de bu büyük hikâyenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
“DENİZ DEMEK İNSANLARIN TANIŞMASI DEMEK”
Crowley, tarih çalışmalarında denizin neden önemli bir yer tuttuğunu da anlattı. Babasının deniz subayı olduğunu ve çocukluğunun gemiler ile denizciler arasında geçtiğini söyleyen Crowley, denizin toplumları birbirine bağlayan rolüne dikkat çekti.
“Deniz demek taşıma demek. Bir yerden bir yere gitmek demek, insanların tanışması demek” diyen Crowley, Akdeniz’in yüzyıllar boyunca insanların, kültürlerin, fikirlerin ve hikâyelerin hareket ettiği bir alan olduğunu söyledi.
YENİ KİTABINDA İSTANBUL’UN FETHİ DE YER ALACAK
Crowley, Kocaeli’de yeni kitabına ilişkin de bilgi verdi. Farklı makalelerini bir araya getireceği çalışma üzerinde hazırlık yaptığını belirten yazar; Girit tarihi, Haçlı seferleri, Türk tarihi ve farklı tarihsel dönemlere ilişkin yazılarının kitapta bulunacağını söyledi.
İstanbul’un fethi üzerine kaleme aldığı makalelerin de yeni çalışmasında yer alacağını açıkladı.
“TÜRKİYE’DE OLMAK HER ZAMAN HARİKA”
Söyleşinin sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Roger Crowley’e, 16. Kocaeli Kitap Fuarı’na katılımı dolayısıyla teşekkür plaketi takdim edildi.
Kocaelili okurlarla buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Crowley, Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek, “Türkiye’de olmak her zaman harika” dedi.


