Avrupa ülkelerinde giderek yaygınlaşan ve çevresel etkiyi azaltmayı amaçlayan ‘plastik vergisi’ uygulamasına karşı Türk üreticiler için önemli bir gelişme yaşandı. Artık firmalar, plastik içeren ürünlerini yurt dışına gönderirken geri dönüştürülmüş malzeme oranını Türkiye'de belgelendirebilecek. Böylece ürünlerinin belirli kısmı için ton başına 450 Euro’ya kadar çıkan vergilerden muaf olabilecekler.
Özellikle İngiltere ve İspanya gibi ülkelerde yürürlüğe giren plastik vergisi uygulamasında, geri dönüştürülmeyen ambalaj malzemelerine ağır vergiler getiriliyor. Daha önce sadece Belçika’da bulunan bir kuruluş tarafından verilen bu belgeler, artık Türkiye'de de uluslararası geçerlilikte temin edilebilecek.
450 Euro’luk vergiden kurtulmak artık Türkiye’den mümkün
Certiloop Genel Müdürü Yağmur Eroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin bu alanda yetkin hale gelmesinin ihracatçıya büyük avantaj sağlayacağını belirtti. “Firmalar artık ürünlerinin ambalajlarında ne kadar geri dönüştürülmüş plastik kullandığını Türkiye’de belgelendirebilecek. Bu sayede 450 Euro/ton olan plastik vergisinden muaf olacaklar” diyen Eroğlu, uygulamanın etkisinin önümüzdeki yıllarda daha da artacağını vurguladı.
“Şu anda İngiltere ve İspanya bu uygulamayı başlattı. Yakında tüm Avrupa ülkelerine yayılacak. Avrupa ambalaj mevzuatı gereği, 2030 yılına kadar geri dönüştürülmemiş malzeme içeren ürünlerin ithalatı tamamen yasaklanacak. Bu da demek oluyor ki, her ürün için geçerli bir sertifika şart olacak” dedi.
170 milyon Euro’luk vergi yükünden kurtuluş
Certiloop’un hesaplamalarına göre, Türk ihracatçılar sertifikalı ürün gönderimiyle toplamda yaklaşık 170 milyon Euro’luk bir vergi yükünden kurtulma şansı elde edebilecek. Özellikle gıda, kozmetik, tekstil gibi ambalajlı ürün ihracatında faaliyet gösteren firmalar için bu belge büyük önem taşıyor.
Eroğlu, "Sadece maliyet avantajı değil, zaman kazancı ve dışa bağımlılığın azalması da söz konusu. Test ve sertifikalandırma süreçlerinin Türkiye’de yapılması, hem süreci hızlandırıyor hem de ihracatçının bütçesini koruyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kendi sistemine sahip olması stratejik bir adım
Yeni düzenleme ile birlikte Türkiye, Avrupa standartlarında test ve belgelendirme altyapısına sahip ikinci ülke konumuna geldi. Bu sayede sanayici, yurtdışına belge temini için başvuru yapmadan, tüm işlemleri yerli sistem üzerinden gerçekleştirebilecek.
Eroğlu, söz konusu akreditasyon sisteminin aynı zamanda Türkiye’de çevre bilinci ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecine de katkı sağlayacağını belirterek şu vurguyu yaptı:
“Bu gelişme, sadece ihracatçıyı korumakla kalmıyor, Türkiye'nin bu alandaki teknolojik ve çevresel altyapısının güçlendiğini de gösteriyor. Plastik dönüşüm oranı artık sadece bir çevre konusu değil, doğrudan rekabetçilik ve pazar erişimi meselesi haline geldi.”
2030’a kadar dönüşüm zorunlu hale gelecek
Avrupa Birliği'nin ambalaj mevzuatındaki yeni düzenlemeler, ihracatçıların 2030 yılına kadar ürün ambalajlarında geri dönüştürülebilir ve geri dönüştürülmüş malzemeye geçiş yapmasını zorunlu kılacak. Bu da önümüzdeki süreçte tüm üretici ve ihracatçıların ürünlerine ait geri dönüşüm oranlarını belgeleyebiliyor olmasını şart haline getiriyor.
Sertifikasyonun Türkiye’de yapılabilir olması, hem bu süreci kolaylaştıracak hem de ülke içinde sermaye tutulumuna katkı sağlayarak ekonomik katma değer yaratacak.





