Bir dönem pamuk üretimiyle anılan Çukurova bölgesinde üretimin durma noktasına geldiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yüksek girdi maliyetleri ve su sorunu nedeniyle çiftçinin pamuktan kaçtığını söyledi. Gürer, "Pamuk ekim alanlarında %18'lik bir azalma öngörülüyor. Çiftçi artık daha az masraflı ve karlı gördüğü alternatif ürünlere yöneliyor," dedi.
İthalat İçin Milyonlarca Dolar Döviz Gidiyor
Yerli üreticinin desteklenmesi yerine açığın ithalatla kapatıldığını ifade eden Gürer, dışa bağımlılığın maliyetini şu rakamlarla açıkladı:
2024 Yılı: 762 bin ton ithalat – 1.5 milyar dolar ödeme.
2025 Yılı: 971 bin ton ithalat – 1.7 milyar dolar ödeme.
2026 İlk 2 Ay: 182 bin ton ithalat – 297 milyon dolar ödeme.
"Ülkemizin yıllık ihtiyacı 1.6 milyon ton, ancak biz bunun sadece yarısını üretebiliyoruz."
Eğitimden Sanayiye: Pamuk Neden Stratejiktir?
Pamuğun sadece bir tarım ürünü değil, tekstil ve hazır giyim sektörünün temel ham maddesi olduğunu hatırlatan Gürer, sektörün Türkiye ihracatındaki payının %30 olduğunu belirtti. Pamuğun çok yönlü kullanım alanlarına dikkat çekti:
Tekstil: İplik, kot, kadife ve havlu üretimi.
Gıda: Yemeklik yağ üretimi.
Hayvancılık: Küspe olarak hayvan yemi kullanımı.
Kozmetik: Sabun yapımı.
Çözüm Önerileri: Planlı Üretim ve Destek
Gürer, pamuk üretiminin sürdürülebilirliği için şu adımların atılması gerektiğini savundu:
Maliyet Odaklı Destek: Desteklemeler, ekonomik enflasyonun altında kalmamalı ve çiftçiye makul kâr bırakmalıdır.
Su Yönetimi: Özellikle GAP ve Ege bölgelerinde sulama maliyetleri ve kısıtlamaları için acil eylem planı oluşturulmalıdır.
Kooperatifleşme: Pamuk kooperatifleri yeniden işlevsel hale getirilerek üretici korunmalıdır.