TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni ekonomi paketi, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamasında köklü değişiklikleri beraberinde getirdi. Özellikle araç alımındaki muafiyet sınırlarının genişletilmesi ve lüks tüketime yönelik yeni vergi düzenlemeleri piyasada kartların yeniden dağıtılmasına neden olacak.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yasalaşan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", vergi sisteminde ve mülkiyet haklarında yeni bir sayfa açıyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda revize edilen ve yeni maddelerle genişletilen paket, hem sosyal hakları iyileştirmeyi hem de kamu gelirlerini yeni vergi kalemleriyle desteklemeyi hedefliyor.

ÖTV İstisnası Geliyor
Yapılan en dikkat çekici düzenleme, ortopedik engeli bulunan ancak bu engeli sebebiyle sürücü belgesi alamayacağı resmi raporlarla kesinleşen bireyleri kapsıyor. Yeni yasaya göre, engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan bu vatandaşlar, Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamında belirlenen taşıtların ilk alımında ÖTV istisnasından faydalanabilecek. Söz konusu hak, 10 yılda bir defaya mahsus olmak üzere kullanılabilecek. Bu hamleyle birlikte, kendi aracını kullanamadığı için daha önce muafiyet kapsamı dışında tutulan binlerce kişinin yaşadığı mülkiyet mağduriyetinin yasal zeminde çözüme kavuşturulması amaçlanıyor.
Mücevher Ve Kıymetli Taşlarda Vergi Oranı Belirlendi
Ekonomi paketinin bir diğer önemli bacağını ise lüks tüketim mallarına yönelik vergi artışları oluşturuyor. Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na eklenen yeni listeyle birlikte; işlenmiş olsun olmasın elmaslar, safirler, yakutlar, tabii ve kültür incileri ile bu taşlardan imal edilen ziynet eşyaları için yüzde 20 oranında ÖTV uygulanmasına karar verildi. Düzenlemenin yayım tarihini izleyen ikinci ayın başında yürürlüğe girecek olan bu vergi oranı, sentetik veya terkip yoluyla elde edilen taşların yanı sıra bunların toz ve pudralarını da kapsayacak.
Kamu Taşınmazları Ve İdari Yapılanmada Yeni Dönem
Meclis’ten geçen kanun teklifi, kamu idarelerine ait taşınmazların yönetimi konusunda da Cumhurbaşkanı’na geniş yetkiler tanıyor. Kamu kurum ve kuruluşlarına, KİT’lere ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirketlere ait taşınmazlar, ilgili idarenin talebi halinde özelleştirme kapsamına alınabilecek. Elde edilen gelirlerin bütçeye aktarılması ve yatırım programlarıyla ilişkilendirilmesi süreci ise merkezi yönetim tarafından yürütülecek. Öte yandan, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde defterdarların görev ve sorumlulukları yeniden tanımlanarak, illerdeki mali denetim ve temsil yetkileri yasal güvence altına alındı.





