Sanat camiası, hem tiyatro sahnelerinde hem de edebiyat alanında derin izler bırakan usta bir ismini kaybetti. 1980 senesinden bu yana yaşamını yurt dışında sürdüren Nihat Ziyalan, 11 Ekim 2026 tarihinde 90 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Usta sanatçının ölüm haberi, Sidney merkezli yayın yapan Kaktüs Dergisi aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.

YEŞİLÇAM'IN UNUTULMAZ İSMİ NİHAT ZİYALAN KİMDİR?

Adana'da 26 Şubat 1936 tarihinde altı çocuklu bir ailenin ilk evladı olarak dünyaya gözlerini açan Ziyalan, üretim serüvenine henüz lise sıralarındayken mısralar kaleme alarak adım attı. Askerlik görevini tamamlamasının ardından Adana Şehir Tiyatrosu bünyesinde sahne tozu yutarak mesleğe başlayan sanatçı, bu sahnenin faaliyetleri sonlanınca oyunculuk çalışmalarına Ankara Sanat Tiyatrosu çatısı altında devam etti.

Karadeniz'de palamut kaynıyor: Ağları parçaladı
Karadeniz'de palamut kaynıyor: Ağları parçaladı
İçeriği Görüntüle

YILMAZ GÜNEY İLE BAŞLAYAN SİNEMA MACERASI

Tiyatro kulislerinden kamera karşısına geçişi, çocukluk döneminden arkadaşı olan yönetmen Yılmaz Güney'in çağrısı sayesinde gerçekleşti. 1966 senesinde gelen bu davet üzerine rotasını İstanbul'a çeviren Ziyalan, Mualla Özbek adına çekilen "At Hırsızı Banuş" filmiyle setlere ilk adımını attı. 1960'lı ve 1970'li yıllarda Yeşilçam'da yaklaşık 150 farklı projede boy gösteren emektar isim, canlandırdığı aksi ve kötü adam tiplemeleriyle hafızalarda yer edindi. Beyazperdedeki son oyunculuk deneyimini ise yönetmen koltuğunda Türkan Şoray'ın oturduğu "Azap" adlı yapımda sergiledi.

EDEBİYAT ÇALIŞMALARI VE KAZANDIĞI ÖDÜLLER

Oyunculuk kabiliyetinin yanı sıra üretken bir kalem olan Ziyalan'ın basılı mecralarda yer bulan ilk çalışması, 1953'te batan Dumlupınar denizaltısı anısına kaleme aldığı şiir oldu. "Asık Yüzlünün Biri" başlıklı ilk şiir kitabını 1963 senesinde okurlarla buluşturan usta yazar, sonraki yıllarda Yeditepe, Papirüs, Pazar Postası ve Aydınlık Kitap gibi köklü mecralarda düzenli metinler yayımladı. Sidney'e yerleşmesine karşın memleketiyle olan fikri ve hissi bağını hiçbir vakit koparmayan sanatçı, Çukurova kültürüne sunduğu katkılar dolayısıyla 2009 yılında Çukurova Ödülü ile onurlandırılmıştı.

Kaynak: Haber Merkezi