İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, özel hayat ve iş dengesini koruma altına alacak tarihi bir karara imza attı. Artan "sürekli ulaşılabilir olma" beklentisi, yargı kararıyla hukuki bir zemine oturtuldu. Yöneticilerin mesai saatleri dışında iletişim kanalları üzerinden kurduğu baskı, artık yasal olarak fazla mesai kapsamında değerlendirilecek.
MESAİ DIŞI DİJİTAL TALİMATLAR FAZLA MESAİ SAYILACAK
İstinaf Mahkemesi'nin verdiği karara göre, resmi tatillerde veya mesai bitiminde WhatsApp, e-posta veya Zoom gibi platformlar üzerinden gelen iş talepleri resmen mesai kabul ediliyor. Uzmanlar, yöneticilerden gelen mesajlara anında dönme zorunluluğunun çalışanlar üzerinde yarattığı tükenmişlik hissinin ciddi bir mobbing türü olduğunu belirtiyor.
İtaat kültürünün ve işsizlik korkusunun tetiklediği bu dijital baskıya karşı yüksek yargının hamlesi, çalışma hayatında yeni bir standart belirliyor. Çalışanın özel zamanından çalınmasının önüne geçmeyi hedefleyen karar, iş hukukunda önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.
GERİYE DÖNÜK 5 YILLIK HAK ARAMA İMKANI
Kararın en çok dikkat çeken boyutu ise çalışanlara sağladığı geriye dönük hukuki güvence. Yasalara göre haftalık 45 saati aşan fiziki veya dijital her türlü çalışma, fazla mesai olarak tanımlanıyor. WhatsApp yazışmaları, dijital toplantı kayıtları ve e-postalar mahkemelerde kesin delil niteliği taşıyor.
İşçiler, ödenmeyen dijital mesai ücretleri için geriye dönük 5 yıllık zaman aşımı süresi içinde dava açma hakkına sahip bulunuyor. İşverenin bu mesaileri ödememesi durumu, çalışana haklı fesih ve tüm tazminatlarını talep etme hakkı veriyor.
AVRUPA'DA YASA, TÜRKİYE'DE İÇTİHAT
Dünya genelinde dijitalleşmenin getirdiği iş yüküne karşı Fransa, İspanya ve Portekiz gibi Avrupa ülkeleri "bağlantıyı kesme hakkını" özel yasalarla güvence altına alıyor. Bu yasalar sayesinde çalışanlar mesai bittiği an telefonunu kapatma hakkını kullanabiliyor.
Türkiye'de henüz doğrudan böyle bir yasa bulunmasa da, İstinaf Mahkemesi'nin kararı bu hukuki boşluğu dolduran güçlü bir içtihat yarattı. Hukukçular, sistemin daha sağlıklı işlemesi için bağlantıyı kesme hakkının yasal çerçeveye oturtulması ve mobbing kavramının netleşmesi gerektiğinin altını çiziyor.




