Yüzlerce devasa fabrikanın, limanların ve organize sanayi bölgelerinin bulunduğu bu kentte, işçi sınıfının ulaşım dinamikleri şehrin tüm trafik yapısını belirler. Sabahın erken saatlerinde başlayan ve gece yarısına kadar süren vardiya değişimleri, Kocaeli yollarında inanılmaz bir insan ve araç sirkülasyonu yaratır. Bu sanayi devinde, işçilerin ve kent sakinlerinin trafiği alt etme formülü ise rakamlara açıkça yansımış durumdadır: Kocaeli emniyetine kayıtlı motosiklet sayısı 115 bin barajını aşarak büyük bir rekora koşmaktadır.

Sanayi Çarklarını Döndüren Hızlı İşçiler
115 binden fazla motosikletin bulunduğu Kocaeli'de, bu araçların en büyük kullanıcı kitlesini fabrika çalışanları oluşturur. Gölcük'ten Gebze'ye, Kartepe'den Başiskele'ye kadar uzanan sanayi havzasında, servis beklemek veya toplu taşımadaki aktarma çileleriyle uğraşmak istemeyen binlerce işçi, kendi şahsi motosikletini tercih etmektedir. Özellikle gece vardiyasından yorgun çıkan bir işçi için, hiç vakit kaybetmeden marşa basıp doğrudan evine ulaşabilmek büyük bir lükstür. Bu yüzden fabrika otoparklarının çok büyük bir bölümü, yan yana dizilmiş yüzlerce motosiklete ev sahipliği yapar.
D-100 Karayolunda Zamanla Yarış
Kocaeli'yi boydan boya kesen efsanevi D-100 (E-5) karayolu, Türkiye'nin en yoğun ve en tehlikeli transit geçiş yollarından biridir. Tırların, kamyonların ve şehirlerarası otobüslerin istilası altındaki bu yolda otomobille ilerlemek ciddi bir sabır gerektirir. Ancak motosiklet sürücüleri, bu ağır metal yığınının arasından filtreleme yaparak kendi yollarını açarlar. Trafiğin tamamen kilitlendiği anlarda bile ilerlemeye devam edebilmek, Kocaeli'deki 115 bin motosiklet sahibinin en büyük avantajıdır.
TÜİK Kayıtlarındaki Çarpıcı Tablo
Rakamların bu denli yüksek olmasının bir diğer nedeni ise kentin demografik yapısıdır. Çok fazla göç alan, genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan şehirde, motosiklet satın alma gücü ortalamanın üzerindedir. Üstelik Kocaeli Üniversitesi'nin bulunduğu Umuttepe kampüs yolunda da binlerce öğrenci bu ekonomik ulaşım araçlarını kullanmaktadır. Şehrin sanayi tozuyla karışan havasında, motosikletlerin o bitmek bilmeyen motor sesi, üretimin ve emeğin hız kesmediğinin en büyük kanıtı olarak yankılanmaya devam ediyor.





