İşten yorgun dönenlerin hemen sofraya koymak için aldığı paketli hazır salata karışımları, ciddi bir fiyat uçurumu yaratıyor. Dilimlenmiş ve poşete konmuş yeşillikler kısa sürede nemlenip erimeye ve kararmaya başlıyor. Aynı dolaplarda satılan şeffaf kutulu dilimli meyveler de bu kurnaz tuzağın bir parçası. Bütünlüğünü yitirmiş karpuz veya kavun parçaları hem bakteri üretimine çok müsait hem de fiyat olarak normalden katbekat daha pahalı. Taze ürünleri bütün olarak alıp tüketim anında doğramak her açıdan çok daha kârlı bir hamle. Kocaeli marketlerini dolduran pet şişe suların büyük bir bölümü de, endüstriyel arıtma tesislerinden geçen çeşme sularını barındırıyor. Kullan at plastiklere sürekli para ödemek yerine ev tipi su filtreleri kullanmak uzun vadede devasa bir tasarruf sağlıyor.

Dondurulmuş Gıdalarda Bozulan Yapılar
Kasap reyonunda taze ürünler dururken birkaç gün içinde tüketilecek etler için dondurulmuş paketlere yönelmek etin tüm doğal lezzetini yok ediyor. Dondurucudan çıkıp çözülen et ve tavuk ürünleri suyunu salıyor ve tavada oldukça sert bir dokuya bürünüyor. Dondurulmuş sebzeler cephesinde ise mısır ve edamame kurtarıcı olabilir ancak her sebze buzu sevmiyor. Brokoli dondurulduğunda hücre duvarları çatlıyor ve çözüldüğünde ağızda lastik gibi bir his bırakıyor. Dondurulmuş biberlerin taze çıtırlığını kaybetmesi de yemeklerin kalitesini düşürüyor.
Gereksiz Pankek Tozları ve Kimyasal Soslar
Hazır gıda tarafında satılan vinegret tarzı salata sosları kimyasal deposundan başka bir şey değil. Sızma zeytinyağı, biraz hardal veya sirke ile saniyeler içinde doğal bir sos hazırlayabilirsiniz. Kahvaltılarda pratik olsun diye alınan krep ve pankek harçları da tüketici aklıyla tamamen alay ediyor. Kutusuna yüksek rakamlar ödediğiniz bu una yine kendi buzdolabınızdaki sütü, yağı ve yumurtayı siz ekliyorsunuz. Birkaç kaşık standart un varken bu ürünlere bütçe ayırmak son derece gereksiz.



