Yıllardır piyasada oluşan yüksek fiyatlamaların bir balon olduğu ve bu balonun gürültülü bir şekilde patlayacağı söylentileri ekonomi çevrelerinde sıklıkla dile getiriliyordu. Aktaş'ın rakamlara dayandırdığı son raporu ise bu beklentilerin tamamen yersiz olduğunu kanıtlıyor.
• 2012’den itibaren 14 yılı aşkın süredir gayrimenkul pazarı analiz edildi.
• 2012 başından itibaren Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %1928 arttı.
• Bu, genel fiyat seviyelerinin yaklaşık 19 kat arttığı anlamına geliyor.
• Aynı dönemde gayrimenkul değerleri %4105 arttı.
• Bu, gayrimenkul fiyatlarının enflasyonun iki katı kadar arttığı anlamına geliyor.
• Ancak bu orantısız büyüme yavaşlamaya başladı.
MAYIS 2026 İTİBARIYLA MAKAS DARALIYOR
Enflasyon ile ev değerleri arasındaki uçurum Haziran 2023 tarihinde yüzde 165 seviyesine ulaşarak zirveyi görmüştü. Mayıs 2026 itibarıyla toplanan en güncel veriler bu devasa farkın yüzde 107 noktasına kadar gerilediğini belgeledi. Aktaş, piyasada konuşulan klasik balon patlaması teorilerinin konut dinamikleri için asla işlemeyeceğinin altını çiziyor. Fiyat etiketlerinde anlık ve dramatik bir düşüş ihtimal dışı görülüyor. Gözlemlenen tek somut değişim artış ivmesinin yavaşlamasından ibaret. Enflasyonun gayrimenkule kıyasla daha süratli artması, geçmişteki makası yavaş yavaş kapatıyor.
PİYASAYI AYAKTA TUTAN BİTMEYEN TALEP
Konut, bir anda vazgeçilip terk edilecek finansal bir araç değil. Satın alma gücü eriyen milyonlarca vatandaş için ev sahibi olmak imkansız bir hayale dönüştü. Buna rağmen piyasaya yön veren kalıcı bir talebin varlığı sektörün çökmesine engel oluyor. Haziran 2023'ten Mayıs 2026'ya uzanan üç yıllık zaman diliminde enflasyon cephesinde yüzde 203'lük bir artış yaşandı. Ev fiyatlarındaki artış ise aynı dönemde yüzde 137 olarak hesaplandı. Çöküş beklentisine girenlere uyarıda bulunan usta yazar, piyasanın aniden yıkılmayacağını belirtti.




