Kocaeli’de görme engelli bireyler, aldıkları teorik eğitimi bu kez şehir yaşamının karmaşasında uygulamalı olarak sınadı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi kursiyerleri, ilk kez şehir merkezinde gerçekleştirilen beyaz baston eğitimine katıldı. Yaya geçitlerinden toplu taşıma araçlarına, kaldırımlardan alışveriş merkezlerine kadar uzanan çalışma boyunca, görme engellilerin günlük hayatta karşılaştığı zorluklar yerinde gözlemlendi. Zaman zaman tehlikeli anların yaşandığı uygulamada, teknolojinin ve duyarlı vatandaşların desteğinin hayatı nasıl kolaylaştırdığı da net biçimde ortaya kondu. Yaşananlar, katılımcıların anlatımlarıyla saniye saniye kayda geçti.
Şehir yaşamı görme engelliler için sahada test edildi
Uygulamalı eğitim, yüzde 90 görme engelli eğitmen Sinan Avcı eşliğinde şehir merkezinde gerçekleştirildi. Kursiyerler, beyaz bastonla yaya geçitlerinden karşıya geçti, otobüslere bindi, alışveriş merkezlerinde dolaştı. Bu süreçte, teoride öğrenilen bilgilerin pratikte ne kadar hayati olduğu bir kez daha görüldü. Kaldırımlarda düzensiz yerleştirilen tabelalar, ağaç dipleri ve park edilen araçlar, yürüyüş güvenliğini zorlaştıran unsurlar olarak öne çıktı. Otobüse biniş sırasında araç ile kaldırım arasındaki kot farkı nedeniyle bir kursiyerin düşme tehlikesi yaşaması, şehir altyapısındaki küçük gibi görünen detayların ne kadar büyük riskler doğurabildiğini gözler önüne serdi.
Doğru uygulamalar hayatı kolaylaştırıyor
Saha çalışmasında yalnızca sorunlar değil, iyi örnekler de dikkat çekti. Sesli ikaz sistemine sahip yaya geçitleri, görme engelli bireylerin daha güvenli şekilde karşıdan karşıya geçmesini sağladı. Alışveriş merkezlerinin girişlerinde yer alan hissedilebilir yüzeyler, yön bulmayı kolaylaştıran önemli unsurlar arasında yer aldı. Alışveriş sırasında ise yapay zekâ destekli sesli betimleme uygulamaları ve mağaza personelinin duyarlı yaklaşımı, teknolojinin ve insan faktörünün bir araya geldiğinde ne kadar büyük bir konfor sunduğunu ortaya koydu. Katılımcılar, bu tür uygulamaların yaygınlaşmasının günlük hayatı çok daha erişilebilir hale getireceğini ifade etti.
“Korna çaldıklarında geçmeli miyiz hocam?”
Uygulamalı eğitimin ardından değerlendirmelerde bulunan eğitmen Sinan Avcı, sürücü davranışlarının görme engelliler için kritik önemde olduğunu vurguladı. Sesli sinyalizasyon sistemlerinin büyük kolaylık sağladığını belirten Avcı, sürücülerin kararsız ve yanıltıcı davranışlarının ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti. Avcı, “Yaya geçidinde beklerken araç duruyor ama korna çalabiliyor. Bu, görme engelli birey için kafa karıştırıcı bir durum. Bir öğrencim bana ‘Korna çaldıklarında geçmeli miyiz hocam?’ diye sormuştu. Bu noktada iletişim çok önemli. Doğru iletişim, doğru aksiyon demektir” ifadelerini kullandı. Avcı ayrıca, yardım etmek isteyen vatandaşların önce iletişim kurmasının en sağlıklı yöntem olduğunu belirtti.
“İyi niyet bazen yanlış yönlendirmeye dönüşebiliyor”
Toplumdaki yardım isteğinin her zaman doğru sonuçlar doğurmadığını dile getiren Avcı, bilinçli yaklaşım çağrısında bulundu. “İnsanlar iyi niyetle yardım etmek istiyor ama bazen bu durum yanlış yönlendirmelere neden olabiliyor. Oysa ‘Merhaba, size yardımcı olabilir miyim?’ demek yeterli” diyen Avcı, bu yaklaşımın görme engelli bireylerin kendilerini daha güvende hissetmesini sağladığını söyledi. Uygulamalı eğitimin hem kursiyerler hem de çevredeki vatandaşlar açısından farkındalık oluşturduğunu belirten Avcı, bu tür temasların artmasının daha bağımsız bir yaşamın önünü açacağını ifade etti.
“Kristal bir vazodan hayatın tozuna toprağına karıştık”
Uygulamalı eğitime katılan kursiyerlerden Berat Özekli ise deneyimi çarpıcı sözlerle anlattı. Merkezde aldıkları eğitimi sokağa taşımanın kendileri için çok öğretici olduğunu belirten Özekli, “Bugün hayatın tam içinde bir eğitim yaptık. Otobüse bindik, ışıklardan geçtik, AVM’ye gittik, alışveriş yaptık. Yani kristal bir vazodan alınıp, hayat denilen o verimli toprağa; çamuruyla, tozuyla birlikte atıldık” dedi. Bu temasın kendileri için ufuk açıcı olduğunu vurgulayan Özekli, şehirlerde öngörülebilirliğin görme engelliler için hayati önem taşıdığını ifade etti.
Öngörülebilirlik vurgusu: “Her an yeniden analiz ediyoruz”
Şehir yaşamındaki düzensizliğin büyük bir stres kaynağı olduğunu söyleyen Özekli, kaldırımlara park eden araçların ve plansız alanların ciddi sorunlara yol açtığını dile getirdi. “Nereden araba çıkacak bilmiyoruz, nereden insan çıkacak bilmiyoruz. Her şeyi her an yeniden analiz etmek zorundayız” diyen Özekli, sesli anonslu trafik ışıklarının bu noktada çok faydalı olduğunu ancak her yerde yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Görme engellilerin hayatın her alanında aktif olabilmesi için erişilebilirlik çalışmalarının süreklilik kazanması gerektiğini vurguladı.




