HGS ihlalli geçiş borçlarında plaka dönemi bitti: Ödemeler artık sadece e-Devlet üzerinden yapılacak
HGS ihlalli geçiş borçlarında plaka dönemi bitti: Ödemeler artık sadece e-Devlet üzerinden yapılacak
İçeriği Görüntüle

Soğuk havaların kendini hissettirmesiyle birlikte, geleneksel Türk mutfağının içinizi ısıtacak tarifleri tekrar gün yüzüne çıkmaya başladı. Asırlardır Anadolu'nun çeşitli yörelerinde farklı isimlerle kaynatılan, ancak asıl ününü Kocaeli kırsalında kazanan umaç çorbası, kış mevsiminin en besleyici kalkanlarından biri olarak kabul ediliyor. Sadece birkaç temel malzeme kullanılarak ortaya çıkarılan bu yöresel tat, kıtlık ve yokluk yıllarında aileleri doyurmak amacıyla geliştirilmiş efsanevi bir anane formülü olarak varlığını sürdürüyor.

UMAÇ ÇORBASI HANGİ YÖREYE AİT?

Kocaeli mutfağının en çok aranan lezzetlerinden biri olan bu tarif, bilhassa Kandıra ilçesi ve etrafındaki yerleşimlerde yoğun olarak yapılıyor. Yörenin kadim halkı sayılan Manavlar ile bölgeye sonradan yerleşen Balkan göçmenlerinin ortak damak tadını yansıtan yemek, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesiyle meşhur. Halk arasında unla yapılan göçmen çorbası ya da oğmaç olarak da isimlendirilen bu sıcak başlangıç tabağı, temel gıdalarla harika bir öğün yaratma felsefesinin en güzel örneğini temsil ediyor.

OĞMAÇ ÇORBASI TARİFİ İÇİN GEREKLİ MALZEMELER VE 'OĞMA' TEKNİĞİ

Bu doyurucu yemeğin ana iskeletini yalnızca su, buğday unu, bir miktar tuz ve yağ oluşturuyor. İsteyenler su yerine tavuk suyu, et suyu yahut süt kullanarak kasedeki besin değerini çok daha yukarı çekebiliyor. İşin gerçek sırrı ise yemeğe adını da veren hazırlık aşamasında gizli. Unun üzerine parmak uçlarıyla hafifçe su damlatıldıktan sonra, iki avuç arasında hızlıca ovuşturularak minik hamur parçacıkları elde ediliyor. "Oğma" denilen bu el hareketiyle hazırlanan düzensiz kırıntılar, çorbanın karakteristik dokusunu meydana getiriyor.

TOPAKLANMAYI ÖNLEYEN KARIŞTIRMA TEKNİĞİ VE SOSUN GÜCÜ

Türk mutfağının hazırlaması en zahmetsiz yemeklerinden biri olan bu yöresel değer, hamurların kaynayan sıvıya bırakılmasının ardından yaklaşık on ila on beş dakika gibi kısa bir sürede servise hazır hale geliyor. Ancak bu pişme evresinde çorbanın topaklanıp yapışmaması için tahta bir kaşıkla aralıksız karıştırılması hayati önem taşıyor. Kocaeli Manav yemekleri kültürünün bu nadide eserine asıl ruhunu veren dokunuş ise finalde yapılıyor. Tavada iyice kızdırılmış tereyağının veya sıvı yağın içine atılan bol nane ve toz kırmızı biberli sos tencereyle buluştuğunda ortaya muazzam bir koku çıkıyor. Yöre köylerinde bu sosun içine zaman zaman dövülmüş sarımsak veya az miktarda domates salçası eklenerek yemeğin aroması daha da zenginleştiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi