Atama kararını "kamu vicdanını yaralayan bir adım" olarak nitelendiren Karagöz, kamu yönetiminde liyakat ve güven ilkelerine dikkat çekerek İzmit Belediyesi yönetimine sorular yöneltti.
"Liyakat mı, Siyasi Yakınlık mı?"
Açıklamasında hukukun evrensel ilkesi olan masumiyet karinesine vurgu yapan ve kesin hüküm vermekten kaçındıklarını belirten Karagöz, sürecin hassasiyetine işaret etti. Ancak soruşturması devam eden bir ismin daha kritik bir makama getirilmesini eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
"Daha birkaç hafta önce soruşturma kapsamında gözaltına alınmış bir kişinin, süreç devam ederken belediye yönetiminde daha kritik bir göreve getirilmesi; İzmit halkına, 'Burada liyakat mı esas alınıyor, yoksa siyasi yakınlık mı?' sorusunu sordurur."
"Kamu Görevleri Kişisel Sadakat Makamı Değildir"
İzmit Belediyesi’nin şahıslara değil, doğrudan İzmit halkına ait olduğunu hatırlatan Okan Karagöz, makamların kişisel sadakatleri ödüllendirme yeri olmadığını vurguladı.
Karagöz, kamu yönetiminde güvenin sadece hukuki olarak değil, halkın vicdanında da sağlanması gerektiğinin altını çizerek açıklamasını şu soruyla tamamladı:
"Bugün sorulması gereken soru şudur: Bu atama gerçekten İzmit’in ihtiyaçları için mi yapıldı, yoksa siyasi bir dayanışmanın sonucu mu? İzmit halkı bu sorunun cevabını ve atamanın gerekçesini bilmek hakkına sahiptir."





