İstanbul’da atık suların Marmara Denizi’ndeki etkisine ilişkin tartışmalar sürerken, bu kez İstanbul Boğazı’ndan dikkat çeken görüntüler geldi. Üsküdar’a bağlı Kandilli açıklarında deniz yüzeyinde yoğun denizanası kümelenmesi kaydedildi. Havadan görüntülenen bölgede yüzlerce denizanasının su yüzeyini kapladığı, aynı hatta plastik ve çeşitli evsel atıkların biriktiği görüldü. Görüntüler, son dönemde gündeme gelen atık su deşarjı ve kirlilik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uzmanlar ise deniz ekosistemindeki değişimin tek bir nedene bağlanamayacağını, ancak artan kirlilik yükünün tabloyu ağırlaştırdığını belirtiyor.
Kandilli açıklarında su yüzeyini kaplayan denizanaları
Kandilli açıklarında kaydedilen görüntülerde, denizanalarının akıntı hattı boyunca yoğun şekilde bir araya geldiği gözlendi. Yer yer beyaz şeritler oluşturan kümelenmeler, Boğaz yüzeyinde belirgin bir tabaka görüntüsü oluşturdu. Aynı bölgede plastik atıklar ve çeşitli evsel çöplerin de toplandığı dikkat çekti.
Uzmanlara göre bu tür yoğunluklar genellikle akıntı sistemlerinin etkisiyle belli noktalarda birikim oluşturuyor. Ancak denizanası popülasyonundaki artışın arkasında yalnızca akıntılar yok. Deniz suyu sıcaklığındaki yükselme, besin zincirindeki değişim ve kirlilik yükü, bu canlıların çoğalmasını tetikleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. İstanbul Boğazı’nda denizanası yoğunluğu, ekosistemdeki dengenin hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu.
Atık su deşarjı ve Marmara’daki renk değişimi tartışması
Geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi’nde suyun renginin değişmesine neden olan kirlilik görüntüleri kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından arıtılmış atık suların denize deşarj edildiği noktalarda renk değişimi ve yoğun kirlilik tabakası oluştuğu görüntülenmişti.
Uzmanlar, arıtılmış olsa dahi yüksek miktarda atık suyun denize verilmesinin uzun vadede ekosistemi etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle azot ve fosfor yükünün artması, plankton çoğalmasını tetikleyebiliyor. Bu durum da besin zinciri üzerinden denizanası artışına zemin hazırlayabiliyor. Kandilli açıklarında ortaya çıkan tablo, Marmara ve Boğaz hattındaki kirlilik baskısının devam ettiğine işaret ediyor.
Deniz ekosisteminde hassas denge
Bilim insanları, denizanası artışının çoğu zaman ekosistemdeki dengesizliğin bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Aşırı avcılık nedeniyle denizanalarının doğal avcılarının azalması, su sıcaklıklarının yükselmesi ve kirlilik yükünün artması bir araya geldiğinde bu tür yoğunluklar daha sık görülüyor.
İstanbul Boğazı’nda denizanası yoğunluğunun artması, yalnızca görsel bir kirlilik meselesi olarak değerlendirilmiyor. Uzmanlara göre bu durum, deniz canlılarının yaşam alanlarını ve balık popülasyonlarını da etkileyebilir. Kandilli açıklarında kaydedilen görüntüler, Boğaz’daki çevresel baskının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Yetkililerin alacağı önlemler ve kirlilik yükünün azaltılmasına yönelik adımların, önümüzdeki süreçte belirleyici olacağı ifade ediliyor.




