Karın ağrısıyla hastaneye gitti, hayatının şokunu yaşadı
Karın ağrısıyla hastaneye gitti, hayatının şokunu yaşadı
İçeriği Görüntüle

Hemoroid (basur) hastalığının toplumda sık görülmesine rağmen, utanma duygusu ve ameliyat korkusu nedeniyle tedavinin çoğu zaman geciktirildiği belirtildi. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Faruk Özkul, hemoroidin makat bölgesindeki toplardamarların genişlemesi ve sarkması sonucu ortaya çıktığını ifade ederek, günümüzde uygulanan modern yöntemlerle dikiş ve pansuman gerektirmeyen tedavilerin mümkün olduğunu söyledi.

Hemoroid belirtileri nelerdir?

Op. Dr. Faruk Özkul, hemoroidin en sık görülen belirtilerinin makatta kanama, ağrı, kaşıntı, şişlik ve dışkılama sırasında zorlanma olduğunu belirtti. Bu şikayetlerin erken dönemde dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Özkul, her hemoroid vakasının cerrahi müdahale gerektirmediğini dile getirdi.

Erken evre hemoroidlerde ilaç tedavisi, beslenme düzenlenmesi ve küçük girişimsel işlemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini kaydeden Özkul, “Ancak ileri evre, yani 3. ve 4. derece hemoroidlerde cerrahi tedavi daha kalıcı bir çözüm sunmaktadır” dedi.

Lazer ve dikişsiz yöntemler öne çıkıyor

Günümüzde klasik ameliyatların yanı sıra modern tekniklerin de uygulandığını belirten Özkul, lazerle hemoroid tedavisi, hemoroidal arter ligasyonu (HAL-RAR) ve lastik bant yöntemi gibi uygulamalarda genellikle açık yara oluşmadığını söyledi.

“Bu nedenle dikiş atılmasına gerek kalmaz ve çoğu hastada günlük pansuman ihtiyacı olmaz” diyen Özkul, modern yöntemlerin daha az ağrı, kısa iyileşme süresi ve enfeksiyon riskinin düşük olması gibi avantajlar sunduğunu ifade etti. Ayrıca hastanede kalış süresinin de önemli ölçüde azaldığını kaydetti.

“Çoğu hasta kısa sürede normal hayatına dönüyor”

Ameliyat sonrası sürecin genellikle konforlu geçtiğini belirten Özkul, “Hastaların büyük bir kısmı aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilmektedir. Çoğu hasta birkaç gün içerisinde normal yaşamına dönebilmektedir” dedi.

Bu süreçte beslenme düzeni, yeterli su tüketimi ve kabızlıktan korunmanın iyileşmeyi doğrudan etkilediğini vurgulayan Özkul, her hastaya aynı yöntemin uygulanmadığını, tedavinin hastalığın evresi ve kişinin genel sağlık durumuna göre planlandığını ifade etti.

“Utanmak tedaviyi geciktiriyor”

Toplumda hemoroid şikayetlerinin çoğu zaman gizlendiğini belirten Op. Dr. Özkul, bu durumun tedaviyi geciktirdiğine dikkat çekti. “Birçok hasta utanma duygusu nedeniyle geç başvurmaktadır. Oysa erken dönemde doktora başvurmak ameliyatsız tedavi şansını artırmaktadır” dedi.

Gelişen teknoloji sayesinde hemoroid tedavisinin daha konforlu hale geldiğini belirten Özkul, “Hemoroid artık korkulacak bir hastalık değildir. Günümüzde daha az ağrılı ve günlük yaşamı minimum düzeyde etkileyen tedavi seçenekleri mümkündür” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA