Her hafta yeni bir tartışma, her maçta yeni bir kriz… Türk futbolunda hakem hataları, artık münferit olaylar olmaktan çıktı; yapısal bir güven sorununa dönüştü. Özellikle son dönemde Kocaelispor’un uğradığı haksızlıklar, futbolseverlerin sabrını taşırdı. Sahada yaşanan skandallar, "hakemler futbolun önüne mi geçiyor?" sorusunu da beraberinde getiriyor.

Kocaelispor Düzce Kampında Yeni Sezon Provası: Fatih Karagümrük İle Gol Sessizliği (0-0)
Kocaelispor Düzce Kampında Yeni Sezon Provası: Fatih Karagümrük İle Gol Sessizliği (0-0)
İçeriği Görüntüle

Başakşehir maçı bardağı taşırdı

Geçtiğimiz cuma günü oynanan Başakşehir - Kocaelispor karşılaşması, hakem tartışmalarının yeniden alevlenmesine neden oldu. Maçın orta hakemi Batuhan Kolak, Kocaelispor’un bariz penaltısını es geçti, temsilcimiz aleyhine ise tartışmalı bir penaltı kararı vererek skora doğrudan etki etti. En az hakem kadar eleştiri alan bir diğer isim ise VAR hakemi Halil Umut Meler oldu. Meler’in, pozisyonlara müdahale etmemesi büyük tepki çekti.

Kocaelispor cephesi, sadece bu maçta değil, sezon genelinde hakem hataları nedeniyle en az 15 puan kaybettiklerini iddia ediyor.

Sahada iki rakip: Takımlar ve hakemler

Hakem kararları sadece Kocaelispor’u değil, birçok takımı etkiliyor. Bu sezonun ilk yarısında Beşiktaş, Kayseri, Samsunspor ve Rizespor maçlarında da yeşil-siyahlı ekip bariz hakem hatalarına maruz kaldı. Taraftarlar, “Sadece rakiple değil, hakemle de mücadele ediyoruz” diyor.

Kulüplerin milyonlarca liralık yatırımları, futbolcuların emeği, teknik heyetin planlaması; birkaç dakikalık kötü bir karar yüzünden heba oluyor. Artık futbol kamuoyu, yaşananları yalnızca “hata” olarak değerlendirmiyor.

Yabancı hakem çağrısı yükseliyor

Gelinen noktada Türk futbolunda hakem eğitimi, liyakat ve denetim sistemi sorgulanıyor. Kötü niyet şüphesi taşıyan kararlar, “hakem hatası” sınırını çoktan aşmış durumda. Bu nedenle son dönemde yabancı hakem uygulaması için çağrılar yeniden yükseliyor.

Yıllardır dile getirilen “bağımsız ve profesyonel hakemlik sistemi” ise hala hayata geçirilmiş değil. Oysa futbolda güveni yeniden inşa etmenin yolu, adil, tarafsız ve şeffaf bir yönetimden geçiyor.

MHK’ya güven kalmadı

Merkez Hakem Kurulu (MHK), eleştirilerin merkezinde. Kulüpler, hakem kararları sonrası denetim mekanizmasının işletilmemesinden şikâyetçi. Kim, neye göre ceza alıyor? Hangi performans kriteriyle hakemler maçlara atanıyor? Bu sorular yanıtsız kalmaya devam ediyor.

Şeffaflık eksikliği, MHK’ya duyulan güveni ciddi oranda zedeliyor. Her tartışmalı karar sonrası, MHK’nın sessiz kalması ise hakemlere yönelik spekülasyonların büyümesine yol açıyor.

Futbolun adalet terazisi bozuldu

Türk futbolu, adaletin gölgelendiği bir iklimde yoluna devam etmeye çalışıyor. Ancak bu gidişatın uzun vadede ligin marka değerini düşürmesi, izleyici güvenini sarsması ve yatırımcıyı uzaklaştırması kaçınılmaz.

Futbol sahasında alın terinin değil, hakem kararlarının sonucu belirlediği bir düzende, adalet değil kaos hüküm sürer. Bu yüzden, futbol kamuoyunun yüksek sesle dile getirdiği “sistemin topyekûn yenilenmesi” çağrısına kulak vermek artık bir tercih değil, zorunluluk.

Muhabir: Muhammet Ali Akipek